Denize attığım üç beş kelime
bakıyor usulca gözlerime
susuyor ve yalnız bakıyor
elveda derken şiire
...........
uzatamıyorum elimi
..
Hiç duydunuz mu, hiç dinlediniz mi?
Bir gece yolculuğunda bir ara yola saptınız mı hiç?
Duruverdiniz mi orada öylece?
İndiniz mi arabanızdan aşağı?
Hayır mı?
O zaman ben anlatayım size neler olacağını.
Önce sağır olduğunuzu düşüneceksiniz.
..
Öyle bir sessizlik ki
Çığlıklar bastırılmış gecede
Yaşamak, nefes alıp vermekten ibaret
anlamı azalmış
Derin bir karanlık pimi çekilmiş,
Dünden kalmış acılar sessiz çığlıklar atıyor geceye
Sus pus gece,öfkeler uykuya dalmış
..
Resimler tabi ki
burada kalmazlar.
Kim ne demiş ki?
Aslen sessizlik.
Ruhumda yansıyan
onurlu bir sessizlik.
Cam kavanoz parça parça
..
Paylaşımcıları sabahçı kahvehanelerin
Her biri bir şehirden gelmişler
Sessizlik gerek
Uykulu
Sessizlik
İş zor mu zor
İşçi yorgun mu yorgun
..
Kitabın sayfasına rüzgar dolunca
Anladım istemeden bittiğini
Başka mevsimleri avutmaya
gitttiğini
Sarhoş bulutlar cahil başımda şımarık
Kendi öyküme izin vermeden zaman
Seni taşıdım hep kalbime yabancı ömrüme
..
Kitabın sayfasına rüzgar dolunca
Anladım istemeden bittiğini
Başka mevsimleri avutmaya
gitttiğini
Sarhoş bulutlar cahil başımda şımarık
Kendi öyküme izin vermeden zaman
Seni taşıdım hep kalbime yabancı ömrüme
..
Her gece sabahı bekledim umutla
Gelecektin gelmiyorsun bu sessizlik niye
Mevsimler geçiyor suskunluğun geçmiyor
Gerekçesiz yokluğunun gerekçesi nedir söyle.
..
güneşin nuru yansımıyor pencereye etraf denizlerle kaplı dört duvar arasında ne bir kuş sesi gece sessiz gündüz sessiz her taraf! ! yecüc mecüc cün ordusuyla dolu eleri cop lu bumudur özgürlüğün gerçeği hakıı savunmak haksızlığa karşı gelmek bumudur hakı seven kuyu bir karanlığa gömülen hisleri neşe sönmüş yüzünde pırıltılar yapıyor kararmış duvara dalan gözleri özgürlüğün hayaliyle.
sessizlik acı veren ilaç gibidir
..
Sessizlik trenindesin şimdi.
Konuşsanda duyamamki.
Eller seni sevmiş,
Eller seni sarmış,
Eller,seni benden almış.
Biçareyim, kızamamki.
Sessizlik trenindesin şimdi.
..
Düne bakıyorum gülüseme,
Bugünüm sensizlik
Yarınlarımsa sessizlik...
Dün...bugün...yarın
Gülümseme..sensizlik..sessizlik..
Siliniyor takvimlerden zaman
Kayıyor yavaşça avuçlarımdan,
..
İnsan bazen yüreğinin sesini dinlemek ister
Kimi zaman acılarını
Kimi zaman mutluluklarını dinlemek ister
Ve insan çoğu zaman sessizlik ister
İnsan geceleri yaşamın kıyısında
Mehtabı izlemek ister
Ve insan ateşin etrafında
..
Sustum,
Sustu,
Sustuk!
Sessizlik,
Davetsiz bir misafir,
Sessizlik,
Bağıra, çağıra
..
Biraz uzunca baksam, ürker bakışların
Tüm ayazı başıma yağar, kışların!
Sessizlik bir cızırtı seli, kulaklarımda
Akar, en huzursuzluğuyla, akışların.
..
Vakitsiz şu ayrılık
kuşatınca benliği
hayaller yıkık dökük
nazlı, sessiz sevgili
anılar içerimde
henüz taze ve yeni
..
Bir boşlukta, sallanır gibiydi.
Dalgındı.
Öylesine oturmuş, hareketsizce bakıyordu.
Elinde, sigarası
Dalgın, dalgın güneşin battığı yere.
Sessizlik, içinde.
..
Gözlerime bakıyordun,
Yanıbaşımdaydın...
“Sessizlik” demek istedim
“Sonsuzluk” diyerek bozdun sessizliği..
Bense kedi yavrusu gibi sessiz..
..
Sana anlatacak sözlerim durgun nehiri batıracak kadar, şafakların vurgun sehirini yırtacak kadar çoktu. Senin ise bana üflediğin sessizlik hançeri. O hançerle; uykularım bölündü, yıldızlar başıma çöktü, yüreğim hüzünle döküldü. Sana değer veriyordum, ilgimi uzatıyordum, sevdamın asıl derdini sunuyordum. Değerlerin büstü olarak kalbime dikmiştim seni. Özlem yangınlarında sayfara dökülerek yazsamda, günlerin heyelanları üzerime yığılarak çıkış yolunu kazısamda... çilenin yakaladığı yaşamımdın. Sana yazılanlar; sevda torpağında filizlenen, duyguların yağmurunda beslenenmişti. İlhamını ise özlem çamurunda batırarak yüreğimi ıslatmış, düşüncelerimin balyozu ruhuma sataşarak serseri kalemimle satırlara yayılmış, derbeder ayaklarımla sahillerin karanlık dudağında bedenim kırılmış. Sana yazdıklarımı eser telifi içersinde gelecek kuşaklara aktaracağım. Otuzum dan sonra kitaplarla toplumun ızdırabını yansıtacağım, sosyal yarayı pansuman edecek zihni ve fikri güzelliği kucaklamış ve istikamet olmuş eserler. Artık sana olan yüreğim koptu, kalemim kırıldı, duygularım yırtıldı. Sen acı bir tebessümle çehrem geçmişin tablosunda donacaksın. Şayet sizde bir yerlerde makalelerimi okursanız yada kitap raflarında adımla karşılaşırsanız anıların tabağıını rüyaların mutfağına atarsınız ya tabağı kırar anlık anların dişinde kaybolmuş bir hiçliğin sokağı, ya da tabağı yıkarsın anı kuyusunda acı tat olsa da ömrün aynası gözlerime dokunur dersin... Seni artık duygularımın sandığından çıkarıyorum, düşüncelerimin zindanından salıyorum. Ben ise sahillerin karanlık dudağında derbeder ayaklarımı sürükleyerek sürgün veren uzaklıklara doğru gözlerimden kan, gönlümden ise ah yankısı denizin tokadına yanıt verecek. Bir yerlerde kitap raflarında adımla karşılaşırsan şunu söylemeyi unutma:
BİR VARMIŞ.... BİR YOKMUŞ
..
Uzar bir başladı mı, sabaha kadar;
Ulanır peşpeşe sularca akarak hatıralar;
Çığ düşer, gözlerden nem kapar tan;
Sessizlik yeşerir, çiçek açar sabaha kadar.
..



