Sessiz Yangın Şiiri - Mehmet Bildir

Mehmet Bildir
223

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Sessiz Yangın

Sessiz Yangın

Bir kadın vardı…
Kalabalıkların içinde kaybolmayan ama hiçbir kalabalığa ait olamayan.
Yüzünde ince bir tebessüm taşırdı;
öyle herkesin gördüğü sıradan bir gülüş değil…
Bir ömrün saklandığı, kırılmış umutların üstüne örtülmüş ince bir perdeydi o.

Kimse onun gözlerine dikkatlice bakmadı.
Çünkü insan, en büyük acıları çoğu zaman en güzel bakan gözlerde saklar.
Oysa onun göz bebeklerinde, yarım kalmış duaların izi vardı.
Bir çocuğun korkarak uyuduğu geceler,
bir annenin sessizce ağladığı sabahlar vardı.

Hayatı küçük sanmıştı bir zamanlar.
Bir avuç mutlulukla geçer zannetmişti ömrü.
Bir sıcak elin, bir dürüst kalbin,
bir “yanındayım” cümlesinin insanı yaşatmaya yeteceğine inanmıştı.
Ama dünya ona sevgiyi öğretmeden önce,
ihanetin nasıl susturduğunu gösterdi.

Bir uçurumun kenarında başladı yeniden yaşamaya.
Kimsenin görmediği o ince çizgide durdu günlerce.
Ne tamamen düşebildi aşağıya
ne de tutunabildi gökyüzüne.
Sadece sustu.
Çünkü bazı kadınlar bağırınca değil, sustukça yorulur.

İçine gömdüğü çığlıklar vardı onun.
Gece olunca yastığına bıraktığı,
sabah olunca makyajının altına sakladığı çığlıklar…
İnsanlar onun güçlü olduğunu söyledi hep.
Oysa güçlü değildi;
yalnızca dağılmaya vakti yoktu.

Kendisi için yaşamıyordu artık.
Canından kopmuş küçücük bir yüz için direniyordu hayata.
Bir çocuğun gözlerinde kırılmamak için,
her gece kendi içinde paramparça oluyordu.
Düştüğü yerlerden dizleriyle değil,
kalbiyle kalkıyordu.

Ve ne acıdır ki…
En çok yaralı insanlar güzel güler.
Çünkü onlar, başkasının canı yanmasın diye
acılarını yüzlerine yansıtmayı ayıp sayarlar.

Onun gülüşü de öyleydi işte.
Bir bahar gibi görünürdü uzaktan,
ama içinde kış hiç bitmezdi.
Herkes kahkahasını duydu,
kimse sessizliğinin mezarlık kadar derin olduğunu anlamadı.

Bazı akşamlar pencerenin önünde dakikalarca otururdu.
Geçmişini düşünürdü.
Kendisine verilen sözleri…
Yarım bırakılan sevgileri…
Omzuna yüklenen suçları…
Ve en çok da,
iyi bir insan olmanın neden hep can acıttığını…

Yine de kin tutmadı.
Çünkü onun kalbi kırılmıştı ama kirlenmemişti.
Bu yüzden hâlâ birine sarılırken şefkatli,
hâlâ bir çocuğun saçını okşarken merhametliydi.

Hayat onu defalarca yere serdi.
Ama o, her defasında gözyaşlarını silip ayağa kalktı.
Çünkü bazı kadınlar ölmez;
yalnızca içlerindeki eski kendilerini gömerler.

Şimdi hâlâ gülümsüyor.
Belki biraz yorgun,
belki biraz eksik…
Ama dimdik.

Ve kimse bilmiyor—
o güzel yüzünün ardında
bir kadının değil,
küllerinden defalarca doğmuş koca bir hayatın yaşadığını.

Çünkü bazı kadınlar ağlamaz artık…
Bir noktadan sonra gözyaşları bile yorulur.
Ve insan en derin acısında şunu öğrenir:

Bir kadının en sessiz hâli,
aslında içindeki bütün dünyanın yıkıldığı andır.

Mehmet Bildir
13.05.2026

Mehmet Bildir
Kayıt Tarihi : 31.05.2026 15:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!