Kendi kapattığın perdenin arkasında gündüzü beklemek boşuna.
Bir şeyi bitirme cesaretini gösterdiysen,
o bitişin getirdiği sessizliği
ve karanlığı da göğüsleme olgunluğunu göstereceksin.
Ya o kibriti yeniden çakacak yüreğin olacak
ya da karanlığın içinde yürümeyi öğreneceksin.
Çünkü her vazgeçiş, bir iz bırakır geride,
Ne mum alevi bağışlar seni, ne de gölge.
Madem ki sen söndürdün o tahta masadaki ışığı,
Şimdi yankılanan yalnızlık senin eserin;
Geceyi suçlama, kendi ellerindi fırtınayı çağıran.
Yarım kalmış bir türkünün nakaratında takılıp kalamaz insan,
Ya o yangını küllerinden sarsıp yeniden doğuracaksın,
Göz göze geleceksin yaktığın o ilk kıvılcımla,
Ya da bastığın toprağın soğukluğunu kabullenip
Karanlığın ritminde adımlamayı öğreneceksin.
Şikâyet etmeye hakkın yok artık o kapalı perdelerden,
Kendi çizdiğin sınırın eşiğinde durup ağlayamazsın.
Şimdi ya o fırtınalı denizlere bir daha yelken aç,
Ya da bu sessiz limanda,
O koyu karanlıkla barışmayı öğren..
Ümit Sami Yaşar
Kayıt Tarihi : 26.08.2026 04:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!