Sessiz Adalet
Neler feda ettim, bilsen nelere şahit oldum,
"Nefesim" dediklerimin, nefesimi kestiği pusularda.
"Canım" diye sarıldıklarımın, canımdan parça koparıp,
Tırnak uçlarımdan ruhumu liğme liğme çekişini gördüm.
Bakmayın öyle her kederi kahkahayla örttüğüme,
Bu gülüşler, içimdeki yangına çekilmiş bir perdedir.
Eğer bir savcı ya da hakim, bilseydi kalbimdeki enkazı,
"Biz niye varız bu dünyada?" diye diz çökerdi.
Dışarısı sahte bir düzen, içerisi mahşer yeri,
Hangi kanun onarır, dost elinden gelen o derin yeri?
Hüküm giymiş hayallerin, faili meçhul umutların arasında,
Ben, kendi içimin hem maktulü hem şahidiyim aslında.
Herkesin bir terazisi var, herkesin bir yasası,
Benimki, dilsiz acıların en keskin anayasası.
Sırtımdaki hançerlerin pasını gözyaşımla sildim,
En yakınım dediklerimin, yabancı oluşunu izledim.
Adliye koridorlarında aranmaz benim hakkım,
Çünkü hiçbir kanunda yazmaz, "canı yananın" ahı.
Eğer bir kalem kırılsaydı her ihanetin sonunda,
Dünya bir orman olurdu, her gidenin yolunda.
Şimdi bu sahte gülüş, benim en büyük isyanım,
Sessizliğimse, en ağır hükmümdür sananım.
Beni yıkamayan her darbe, ruhumda bir mühürdür,
Benim içimdeki adalet, bu dünyadan özgürdür.
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 20:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!