Laf olsun
Vakit ölsün
Torba dolsun
Çarkı felekçiden zemberek zıkkım zehir ufalasın öğütsün…?
Hayır o şekil değil işte..
Ağız tadıyla olduktan sonra aştır öğün
Kara zeytine beyaz peynir
Acı soğana yavan bazlama
Hatır gönül değirmeninde bulgur bulamaç
Közünde kavrulmuş bağrı yanık mektuplu sohbete sevgi bağı ve sevgiyle diyarı yar tutkusu bulaşan sevgili
Türlü tevatürlü Bal kaynak katığıdır insan kalbinden hasretini benzersiz değerini bilip kucaklayana
Bilmeyene
Olmayana
Ne kadar mal mülk servet istiflese yinede aç gözlülüğünün
Doyumsuzluk ihtirasının
Mükemmellik budalalığının
Kibirli üstenceliğinin
Kaprisli manyaklığının eksik gedik hödük güdük kuklası ve kölesidir, şişe çevirir mutluluğuna
Kanatlarını yolar papatyaların yıldızlardan ve burçlardan fal tutar bakar ecinnilerle ubbusun gubbusuncudur
Kasnak atar kurra çeker cüzdan balyalar arsa mülk kovalar kurşun döker kuyumcu gezer
Kirişi kırdıkça içinde büyüttüğü zindan koz kırar kısmete kadere şansa körkaranlık büyüdükçe büyür
Ayrılık çatlakları arasına sızan yürek ağrısı
Firarilik Fanisi
Ağrı sancıların bütün gününü hastahanede yahut acil vaka anonslarında geçenlerin vardiyeli mesaisi gibi
mutsuzluk köşe bucaklarında
Hızı kesilmiş rüzgarlar gibi
Yaşama sevinci tükenmiş eşikten kapıdan bitkin dönen
Şube ardına şube,
Atölye depo mağaza ofis tesis galeri bina yapı gayrimenkul hesap cüzdan açılışını yapıp
Kurdelesini keserek
Aynalarda kendine uygun insan çehresi beğenmezken
Vaaay sana çaldığım havalar talihlisi kırılmış parçalanmış buğulu camlarda kaybolan
Sergi fuarı gözdesi sefil yoksul yüzünü
Giderayak boyayıp silen,
Başrolünde yalnızlığın
Mayıs/26
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 14:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!