hüzün vadisinde
çıplak,mor ayaklarıyla/
zakkum toplayan kadın!
hele bir yol soluklan
dinle beni
sana
elde bir karakalem
hayalimde sen
resmini çiziyorum
gökyüzüne maviden
saat 01:30
mihenk taşına,gelmez sözlerim
satmıyorum ki; değer biçeyim.
marifetim de, yoktur hileye,
öyle dar görüp, dar düşünmeye
bu kez bir başka özlüyorum seni!
ne teninin sıcaklığını
ne dudaklarının ıslaklığını
ne de sevişken bakışlarını
bu kez başka
başka özlüyorum seni!
bir gece vakti
düştüler peşime
üstüme, üstüme geldiler
bir köşe başında
beni ölesiye dövdüler
-sövdüler
nerden estiyse işte
aklıma geldi birden
bozacının gece voltası
-ekmek kaygısı…
hüzne vurgun bir çocuktum
iyi bilirim...
sevgililer çoğaldıkça
Aşk büyümedi asla
küçüldükçe küçüldü zira
arzular arttıkça...
Denizler kadar ıslak gözlerin/
yağmurlara gebesin.
Ağlasan utancımdan erir giderim.
Yıldızlar kadar çıplak bedenin/
günâhlara gebesin!
Soyunsan utancımdan ölür giderim.
ben;
soğuk kış geceleri
ıslak kaldırımlarda
merhametten yoksun
yürekleri kaskatı
insan olma onuru taşımayan
el ele gezdiğimiz o yerde
yine aynı gün aynı saatte
oturdum bütün bir gece
ağladım durmadan sessizce
özlemime ve sensizliğe
dert olup aktı yüreğime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!