Bir parça uykuda serap, bir parça düş ve hayal;
Acizliğim uzar gider içimde her gece.
Gözlerimden süzülen yaşlar ruhumda gezinirken;
Aynadaki yabancı, yıldızlar kadar yalnız öylece...
An gelir, kelimeler gönlümü vurup dilimde kırılır,
Bir ateş yanmaya başlar kalbimde, çok tanıdık.
Istırabı dudaklarımda sonsuz, ölmekten de beter;
Bu derin hayal kırıklığı, bu sızı hem de asırlık.
Şimdi bütün denizler içime dökülse ne çıkar?
Bu yangın sönmez artık, külü bile sitemdir.
Hangi kapıyı çalsam ardında o kör karanlık;
Anladım ki yaşamak, aslında her gün ölmektir.
Bırak kalsın masada yarım bir kadeh, bir de gölgem,
Adımı rüzgârlar silsin, toz olsun bu hikâye.
Ben ki bir ömür boyu hayallerle avundum;
Meğer sevmek bir düşmüş, ölmekse tek gerçek gaye.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•İnsan en çok aynaya baktığında yabancılaşır kendine.
•Yalnızlık, yıldızlara bakmak değil; içindeki karanlığı saymaktır.
•Acizlik, insanın kendi gölgesine yetişememesidir.
•Aynadaki yüz eskimez; ama içindeki çocuk her gece biraz daha ölür.
11 Haziran 2019 / Salı / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 11.02.2025 16:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Bazen en derin acılar, gözyaşlarıyla değil, kelimelerin suskunluğunda büyür."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!