İftira taşıyan, geminiz yattı
Yalanla okyanus, geçilmez paşam
Çırpındıkça daim, hep dibe battı
Dürüstlüğe paha, biçilmez paşam
Bu yarışta haddinizi aştınız
Mal peşinde koşan görmez rahmeti
Sana meyledenler çeker zahmeti
Nimetlerin unutturdu ahreti
Zalimin düşünde kalansın dünya
Geç anladık sen de yalansın dünya
Yüreğime yaraları açan yâr
Senin de ciğerin yanacak bir gün
Ben geldikçe köşe bucak kaçan yâr
Ecel kuşu sana konacak bir gün
Aşk'ın sularında elbet çağlarsın
Kimisini yağ, bal ile ondurdun
Hep dört ayak üzerine kondurdun
Kimisinin ocağını söndürdün
Hay ağzına yandığımın dünyası
Birisine sundun, köşkler konaklar
Yaş kemale erdi vakit daraldı
Sevdan ağır geldi çökmekteyim yâr
Gönlümün çiçeği ayazda kaldı
Yavaş yavaş gazel dökmekteyim yâr
Beni bekler sonsuzluğun limanı
Yalnız geçen bu ömrüme
Gel deyince gelmez misin?
Boşta olan şu gönlüme
Gir deyince girmez misin?
Seni gördüm gitti aklım
Ölmüşüm kalmışım, değil umrunda
Gel de gör halimi, bak ne haldeyim
Kimsesiz bıraktın elin yurdunda
Gel de gör halimi bak ne haldeyim
Gönül sarayımda baykuş şakışır
Acı haber geldi on ilimizden
Depreşti içerde yaramız bugün
Feryat olup aktı söz dilimizden
Tutuştu yürekte çıramız bugün
Adıyaman Osmaniye Hatay'ım
Hayattan beklentin tümden kaybolur
Yaşınız yetmişi geçtikten sonra
Biter hayallerin, ümit son bulur
Yaşınız yetmişi geçtikten sonra
Kimse artık seni dikkate almaz
Gel etme sevdiğim otur tahtına
Bitiyor ömrümüz bak yavaş yavaş
Bundan gayrı ne çıkarsa bahtına
Batıyor gemimiz bak yavaş yavaş
Sen benden uzakta, ben senden öyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!