Emekli olunca, sevinir olduk
Aklarımız şimdi, kara muhterem
Çok sürmedi tezden, babayı bulduk
İçimi bürüdü, yara muhterem
Sana güvenmiştik, vurdun tokadı
Sevdasın MÜKREMİN inan gözümde
Nasıl tasvir etsem seni özümde
Her zaman her yerde işte sözümde
Nasıl anlatayım seni MÜKREMİN
Düğünlerde buluşup da oynardık
MÜKREMİN GUBUZ GONSEYÍ
Ağşam evdeyiken, canım sıhıldı
Yerimden fırlayıp, gahdım gomşular
Koyün odasına, gözüm dahıldı
Camdan içeriye, bahdım gomşular
Bozok ellerinin yiğit evladı
Söyler ciğerleri, ezer Tatlıtürk
Bozlaklarda geçer her daim adı
Sıralar ard arda, dizer Tatlıtürk
Bir gönül dostudur, yoktur kibiri
Nankör insanlarla, doldu her yanım
Bir çıkar yol, arıyorum yâ Rabbi
Olanlara bakıp, donuyor kanım
Dizlerime vuruyorum yâ Rabbi
İnayete karşı, şerlik mi gerek
Karlı dağlar sarmış dört bir yanını
Kim döktü gözünün, yaşını Leylim
Hangi namert sıktı senin canını
İndirme o güzel, başını Leylim
Sen de bir kötüye düşmüşsün belli
Seni bilmez hiç kapına gelmeyen
Uzak duran yollar seni ne bilsin
Yaşadığın yerde senle olmayan
Ayrı duran kullar seni ne bilsin
Bize hep uzaktı bahçeler bağlar
Haksızlığı, nasıl etsem, ifade
Yetimin malını, çalanlar gördüm
Hitabı güçlüdür, sözler ziyade
İçinde kırk türlü, yalanlar gördüm
Benlik hırkasını, sırta giyerek
Gücümüz tükendi çaresiz kaldık
Ne olur ALLAH'ım ver rahmetini
Milletçe bir olup sana yalvardık
Ne olur ALLAH'ım ver rahmetini
Bu felaket bizi perişan etti
Adına türküleri, yaktırıp da söyleten
Şiirleri yazdıran, ahu gözlüm nerdesin
Aşk acısı çektirip, inim inim inleten
Ruha sevgi sızdıran, melek yüzlüm nerdesin?
Sevda nedir bilmezdim, onu bana yaşattın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!