Acımız büyüktü içimiz yandı
Mihra'mızın bize geldiği günde
Toprağa verdiğim bizden bir candı
Mihra'mızın bize geldiği günde
Sabahleyin mutlu olduk sevindik
Fakirler daim aç'sa, mezalim başta taçsa
Ben böyle bir dünyaya, doğduğuma yanarım
Adalet eğer mülkün, temelinde kaldıysa
Hâlâ da nefes alıp, verdiğime yanarım
Şöyle böyle diyerek, hep evirdik çevirdik
Viran ettin gönlü, çekip gitmekle
Bu canı ikiye, böldürdün sevdam
Yıktın mazimizi, böyle etmekle
Elalemi bize, güldürdün sevdam
Acımadın yaktın, seni seveni
Kimi çok zenginken, yokluğu över
Buna inanana, yazıklar olsun
İpte iken hala, celladı sever
Bu aşka kanana, yazıklar olsun
İnsana şer yarar, deveye diken
Nasıl etsem nere gitsem bilemem
Tek tek hesap tutar oldum emmoğlu
Bu maaşla gül diyorlar gülemem
Kaşlarımı çatar oldum emmoğlu
Beş bin lira kira, verdim konuta
Vatan için daim düşündü durdu
Aklında yüzlerce planlar kurdu
Düşmanları yerden yere savurdu
---Dokuzu beş geçe saatler durdu
---On Kasım'da atam gözünü yumdu
Sığmaz oldu başım, baba yurduna
Kendimi yabancı, sanıyorum oyy
Çok yordum kafamı, elin derdine
Her yüze gülene, kanıyorum oyy
Maziye baktım da, neler etmişim
Maziye şöyle bir, özlemle aktım
Kıymet yüklü, hitapları özledim
Edep öğretilen, derslere baktım
Okuldaki, kitapları özledim
Komşunun komşuya, gözü düşerdi
Birbirimize hep saygı duyardık
Hiç kötü olmazdı sözümüz bizim
Her büyüğü ata gibi sayardık
Edepten kalmamış tozumuz bizim
Herkes birbirine besliyor garez
Vallahi tükendim, gayrı biline
Dost deyip sarıldın, her bir gelene
İşleri bitince, silen silene
Özrümü kabul et, sevgili kendim
Olan ekmeğini, ikiye böldün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!