Seni yazmak;
Güneşin uykulu saatinde,
Bir taç yaprağına düşen
O ilk çiy damlasını seyretmek.
Parmak uçlarımda bir ürperti,
Sesimde yarım bir ninni...
Seni yazmak;
Gecenin en mahcup yerinde,
Ay ışığının suya değdiği o ince çizgi.
Eski bir mektup kıvrımında
Unutulmuş bir gül kurusu...
Seni yazmak;
Kelimelerin boyun büküp
Sükûtun gölgesine sığınması.
Dünyanın tüm gürültüsünü
Bir bakışın içine sığdırmak.
Seni yazmak;
Kendi yangınına su taşımak,
Avuçlarımda közden kelimeler...
Nefesinin değdiği boşluklara tutunup
Yazdıkça sende yeniden yenilmek.
Seni yazmak;
Uçurum kenarında rüzgarı dinlemek,
Kanat çırpamamaktan korkarak.
Adını her hecelediğimde,
Göğüs kafesimdeki o vahşi kuşun
Parmaklıklarını kırmak.
Seni yazmak;
Kelimelerin yetim kaldığı o kör nokta.
Mürekkebin kağıda değil,
Doğrudan cana sirayeti...
Ve kalemi öylece bırakıp;
"Sen" diyemediklerimde sessizce boğulmak gibi.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 04:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!