Senfoni Aşk 3 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7496

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Senfoni Aşk 3

İnsanın sevdiği kişiye
bir kez verdiği kalp
zamanın aşındıramadığı bir bilinçtir.
Aşk

Belki gözlerin
bana yıllardır söyleyemediğim şeyi söyler:
Bazı aşklar bitmez;
sadece iki insanın
birbirine ulaşamadığı
uzun bir zamana dönüşür.
Aşk

Benim hakikatim şu:
Hayat bir arzudan ibaretse,
ben bu ömrün içinde
seni arzulamaktan
pişman değilim.
Çünkü seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.
Aşk

Bazı duygular
mutluluk getirdiği için değil,
insana kendi sınırlarını
gösterdiği için değerlidir.
Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Aşk

İradenin Sana Yenilgisi
Seni sevmek,
aklın bana öğrettiği
bütün doğrulara karşı
kalbimin sessiz isyanıydı.
Çünkü insan
ne kadar düşünürse düşünsün,
arzusunun önünde
çoğu zaman yalnızca
çaresiz bir yolcudur.
Seni istedim.
Sonra anladım ki
istemek, insanın içindeki
bitmeyen açlığın adıdır.
Sana kavuştum,
bir an sustu içimdeki dünya.
Fakat mutluluk
ne kadar kısa sürdü...
Çünkü arzu
ulaştığı anda
yeni bir eksiklik yaratır.
İşte aşkın acısı burada başlar:
Seni kaybetmekten korkarken
sana sahip olmanın da
seni benden eksilteceğini
bilmektir.
Yine de
seni sevmekten vazgeçmedim.
Çünkü bazı duygular
mutluluk getirdiği için değil,
insana kendi sınırlarını
gösterdiği için değerlidir.
Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Bir gün ellerimiz ayrılacak,
seslerimiz susacak,
yüzlerimiz zamanın içinde
başka yüzlere dönüşecek.
Ama bugün
sen karşımdayken
bütün felsefemi bir kenara bırakıyorum.
Çünkü bazen insan
hakikati bilmesine rağmen
ona karşı gelmek ister.
Benim hakikatim şu:
Hayat bir arzudan ibaretse,
ben bu ömrün içinde
seni arzulamaktan
pişman değilim.
Çünkü seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.
Aşk

İnsan
ne kadar düşünürse düşünsün,
arzusunun önünde
çoğu zaman yalnızca
çaresiz bir yolcudur.
Aşk

Seni sevmek,
aklın bana öğrettiği
bütün doğrulara karşı
kalbimin sessiz isyanıydı.
Aşk

İradenin Yenilgisi
Seni sevmek,
aklın bana öğrettiği
bütün doğrulara karşı
kalbimin sessiz isyanıydı.
Çünkü insan
ne kadar düşünürse düşünsün,
arzusunun önünde
çoğu zaman yalnızca
çaresiz bir yolcudur.
Seni istedim.
Sonra anladım ki
istemek, insanın içindeki
bitmeyen açlığın adıdır.
Sana kavuştum,
bir an sustu içimdeki dünya.
Fakat mutluluk
ne kadar kısa sürdü...
Çünkü arzu
ulaştığı anda
yeni bir eksiklik yaratır.
İşte aşkın acısı burada başlar:
Seni kaybetmekten korkarken
sana sahip olmanın da
seni benden eksilteceğini
bilmektir.
Yine de
seni sevmekten vazgeçmedim.
Çünkü bazı duygular
mutluluk getirdiği için değil,
insana kendi sınırlarını
gösterdiği için değerlidir.
Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Bir gün ellerimiz ayrılacak,
seslerimiz susacak,
yüzlerimiz zamanın içinde
başka yüzlere dönüşecek.
Ama bugün
sen karşımdayken
bütün felsefemi bir kenara bırakıyorum.
Çünkü bazen insan
hakikati bilmesine rağmen
ona karşı gelmek ister.
Benim hakikatim şu:
Hayat bir arzudan ibaretse,
ben bu ömrün içinde
seni arzulamaktan
pişman değilim.
Çünkü seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.
Aşk

Ey sevgilim,
Bana sorarlarsa
“İnsan neden sever?” diye,
onlara uzun uzun konuşmayacağım.
Çünkü bazı hakikatler
kanıt istemez.
Aşk

Seni sevmek,
kalbimin verdiği
en güzel hükümdür.
Aşk

Sevginin Savunması
Ey sevgilim,
Bana sorarlarsa
“İnsan neden sever?” diye,
onlara uzun uzun konuşmayacağım.
Çünkü bazı hakikatler
kanıt istemez.
Senin yanında
kalbimin neden sustuğunu,
neden dünyanın bütün gürültüsünün
bir anda uzaklaştığını
hangi söz açıklayabilir?
Aşk yalnızca bir tutku değildir.
O, insanın
başka bir insanın iyiliğini
kendi iyiliği kadar önemsemesidir.
Bu yüzden seni seviyorum.
Güzelliğin için değil yalnızca;
karakterinin ışığı için,
zor zamanda gösterdiğin cesaret,
kimsenin görmediği yerde
iyi kalabilmen için.
Çünkü gerçek sevgi
alkışların altında değil,
kimse bakmazken verilen
küçük kararlarda belli olur.
Bir gün servet kaybolabilir,
şöhret unutulabilir,
dostlar uzaklaşabilir,
şehirler değişebilir.
Fakat insanın kalbine
sadakatle yerleşmiş bir sevgi
bütün bunlardan daha güçlüdür.
Eğer hayat bana
yeniden seçim hakkı verseydi,
aynı yolu seçerdim.
Aynı gün,
aynı gökyüzü,
aynı kalabalık...
Ve yine seni görürdüm.
Çünkü bazı karşılaşmalar
tesadüf gibi görünür;
fakat insanın bütün ömrünü
değiştirecek kadar anlam taşır.
Öyleyse aşkın savunması budur:
İnsan, sevdiği kişiyi
hayatına eklemez yalnızca;
kendi hayatının anlamını
onun mutluluğuyla birlikte düşünmeye başlar.
Benim kararım kesin:
Seni sevmek,
kalbimin verdiği
en güzel hükümdür.
Aşk

Aşkın İdeolojik Yanılgısı
Seni seviyorum.
Ne kadar basit bir cümle.
Ama dur—
Bu cümleyi neden söylediğimi
biraz düşünelim.
Belki seni değil,
senin yanında olduğumda
dönüştüğüm kişiyi seviyorum.
Belki aşk dediğimiz şey
iki insanın birbirini bulması değil,
kendi eksikliğimize
başkasının yüzünü vermemizdir.
Sen gülüyorsun.
Ben bunu
“mutluluk” diye yorumluyorum.
Oysa belki de
bütün mesele
senin gülüşünde
kendi arzumun yankısını görmem.
Ne kadar tuhaf.
Seni özgür bırakmak istiyorum,
ama seni kaybetmek istemiyorum.
Seni değiştirmek istemiyorum,
ama beni sevmeni istiyorum.
İşte aşkın ilk çelişkisi burada:
Seni olduğun gibi istiyorum;
ama beni istediğin kişi olarak
görmeni de istiyorum.
Sonra birlikte markete gidiyoruz.
Ekmek alıyoruz.
Domates seçiyoruz.
Dünya hâlâ
savaşlarla, krizlerle,
bitmeyen haberlerle dolu.
Ve biz
hangi kahveyi alacağımızı tartışıyoruz.
Belki aşk tam da budur:
Dünyanın saçmalığına
nihai bir cevap bulmak değil;
bütün saçmalığa rağmen
birlikte kahve içmeye
devam etmek.
Çünkü seni sevdiğimde
dünya düzelmiyor.
Ben de düzelmiyorum.
Ama dünya
bir anlığına
katlanılabilir oluyor.
Ve şimdi anlıyorum:
Aşk, diğer insanı bulmak değildir.
Aşk, kendi çelişkilerimizi
onun yanında yaşamaya
cesaret etmektir.
Sen benim çözümüm değilsin.
Daha kötüsü—
Sen benim
en güzel problemimsin.
Aşk

Dünya hâlâ
savaşlarla, krizlerle,
bitmeyen haberlerle dolu.
Ve biz
hangi kahveyi alacağımızı tartışıyoruz.
Belki aşk tam da budur:
Dünyanın saçmalığına
nihai bir cevap bulmak değil;
bütün saçmalığa rağmen
birlikte kahve içmeye
devam etmek.
Aşk

İradenin Yenilgisi
Seni sevmek,
aklın bana öğrettiği
bütün doğrulara karşı
kalbimin sessiz isyanıydı.
Çünkü insan
ne kadar düşünürse düşünsün,
arzusunun önünde
çoğu zaman yalnızca
çaresiz bir yolcudur.

Aaaaaaaaaaaşk

Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.

Oooooooooyyyy

Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.

Bugün
sen karşımdayken
bütün felsefemi bir kenara bırakıyorum.
Çünkü bazen insan
hakikati bilmesine rağmen
ona karşı gelmek ister.
Benim hakikatim şu:
Hayat bir arzudan ibaretse,
ben bu ömrün içinde
seni arzulamaktan
pişman değilim.

Aaaaaaaaaaaşk

Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.

Oooooooooyyyy

Sen bana
dünyanın geçici olduğunu
öğrettin.
Seni sevdiğim anlarda
dünya ilk kez
katlanılması gereken bir yer değil,
yaşanması gereken bir yerdi.
Aşk

Aşk
hep ilk günkü gibi kalmak değil;
günler geçtikçe
aynı kalpte yeniden buluşmaktır.
Aşk

Biraz Daha Kal
Akşam oldu yine sevgilim,
gökyüzünde usulca soluyor gün.
Ben sana bakıyorum,
sanki dünya
birazdan bitecekmiş gibi.
Gel, biraz daha kal.
Saatleri susturalım,
pencereyi açık bırakalım,
gece içeri girsin
ama bizi almasın yanına.
Ömür dediğin
avuçlarımızdan kayan
ince bir kumsa eğer,
ben bütün zamanımı
senin ellerinde tutmak isterim.
Saçlarına düşen ışığa bakıyorum;
yarın belki değişecek,
yıllar geçecek,
aynada başka bir yüz
göreceğiz.
Ne çıkar?
Ben seni
zamanın genç bıraktığı hâlinle değil,
zamanla birlikte değişen
bütün hâllerinle seveceğim.
Bir gün
sesimiz daha yavaş çıkarsa,
yürümek için birbirimize yaslanırsak,
geçmişi konuşurken
aynı anıya iki ayrı gözle bakarsak,
yine elimi tut.
Çünkü aşk
hep ilk günkü gibi kalmak değil;
günler geçtikçe
aynı kalpte yeniden buluşmaktır.
Ve bir gece
pencerenin önünde otururken
sana sessizce diyeceğim:
“Bak sevgilim,
hayat kısa olabilir.
Ama seninle yaşanan
birkaç güzel dakika bile
bir ömre yetecek kadar
uzun.”
Sonra başını omzuma koy.
Hiçbir şey söyleme.
Bırak bu gece
ikimizin yerine konuşsun.
Ben senden
bir sonsuzluk istemiyorum;
yalnızca
yarının gelmesine
birlikte razı olalım.
Aşk

Aşkın İdeolojik Yanılgısı
Seni seviyorum.
Ne kadar basit bir cümle.
Ama dur—
Bu cümleyi neden söylediğimi
biraz düşünelim.
Belki seni değil,
senin yanında olduğumda
dönüştüğüm kişiyi seviyorum.
Belki aşk dediğimiz şey
iki insanın birbirini bulması değil,
kendi eksikliğimize
başkasının yüzünü vermemizdir.
Sen gülüyorsun.
Ben bunu
“mutluluk” diye yorumluyorum.
Oysa belki de
bütün mesele
senin gülüşünde
kendi arzumun yankısını görmem.
Ne kadar tuhaf.
Seni özgür bırakmak istiyorum,
ama seni kaybetmek istemiyorum.
Seni değiştirmek istemiyorum,
ama beni sevmeni istiyorum.
İşte aşkın ilk çelişkisi burada:
Seni olduğun gibi istiyorum;
ama beni istediğin kişi olarak
görmeni de istiyorum.
Sonra birlikte markete gidiyoruz.
Ekmek alıyoruz.
Domates seçiyoruz.
Dünya hâlâ
savaşlarla, krizlerle,
bitmeyen haberlerle dolu.
Ve biz
hangi kahveyi alacağımızı tartışıyoruz.
Belki aşk tam da budur:
Dünyanın saçmalığına
nihai bir cevap bulmak değil;
bütün saçmalığa rağmen
birlikte kahve içmeye
devam etmek.
Çünkü seni sevdiğimde
dünya düzelmiyor.
Ben de düzelmiyorum.
Ama dünya
bir anlığına
katlanılabilir oluyor.
Ve şimdi anlıyorum:
Aşk, diğer insanı bulmak değildir.
Aşk, kendi çelişkilerimizi
onun yanında yaşamaya
cesaret etmektir.
Sen benim çözümüm değilsin.
Daha kötüsü—
Sen benim
en güzel problemimsin.
Aşk

Ne kadar tuhaf.
Seni özgür bırakmak istiyorum,
ama seni kaybetmek istemiyorum.
Seni değiştirmek istemiyorum,
ama beni sevmeni istiyorum.
İşte aşkın ilk çelişkisi burada:
Seni olduğun gibi istiyorum;
ama beni istediğin kişi olarak
görmeni de istiyorum.
Aşk

Hiçbir şey söyleme.
Bırak bu gece
ikimizin yerine konuşsun.
Ben senden
bir sonsuzluk istemiyorum;
yalnızca
yarının gelmesine
birlikte razı olalım.
Aşk

Biraz Daha Kal
Akşam oldu yine sevgilim,
gökyüzünde usulca soluyor gün.
Ben sana bakıyorum,
sanki dünya
birazdan bitecekmiş gibi.
Gel, biraz daha kal.
Saatleri susturalım,
pencereyi açık bırakalım,
gece içeri girsin
ama bizi almasın yanına.
Ömür dediğin
avuçlarımızdan kayan
ince bir kumsa eğer,
ben bütün zamanımı
senin ellerinde tutmak isterim.
Saçlarına düşen ışığa bakıyorum;
yarın belki değişecek,
yıllar geçecek,
aynada başka bir yüz
göreceğiz.
Ne çıkar?
Ben seni
zamanın genç bıraktığı hâlinle değil,
zamanla birlikte değişen
bütün hâllerinle seveceğim.
Bir gün
sesimiz daha yavaş çıkarsa,
yürümek için birbirimize yaslanırsak,
geçmişi konuşurken
aynı anıya iki ayrı gözle bakarsak,
yine elimi tut.
Çünkü aşk
hep ilk günkü gibi kalmak değil;
günler geçtikçe
aynı kalpte yeniden buluşmaktır.
Ve bir gece
pencerenin önünde otururken
sana sessizce diyeceğim:
“Bak sevgilim,
hayat kısa olabilir.
Ama seninle yaşanan
birkaç güzel dakika bile
bir ömre yetecek kadar
uzun.”
Sonra başını omzuma koy.
Hiçbir şey söyleme.
Bırak bu gece
ikimizin yerine konuşsun.
Ben senden
bir sonsuzluk istemiyorum;
yalnızca
yarının gelmesine
birlikte razı olalım.
Aşk

Eğer Tanrı
sonsuz ihtimaller arasından
bizi aynı hikâyeye koyduysa,
ben o hikâyenin
en güzel cümlesini
kendim yazmak isterim:
“Seni bulduğum dünya,
mümkün dünyaların
içinde en güzeliydi.”
Aşk

Gerçek aşk
“sensiz yaşayamam” demek değil.
Daha güçlü bir cümledir:
“Sensiz de yaşayabilirim;
ama özgürce seçtiğim hayatın içinde
seninle yaşamak istiyorum.”
İşte seni böyle seviyorum.
Sana sahip olmadan.
Kendimden vazgeçmeden.
Ve her sabah
aynı insan olarak değil,
seni yeniden seçen
özgür bir insan olarak.
Aşk

Sana “benimsin” demeyeceğim.
Çünkü sevgi
bir insanı sahiplenmekse
orada aşk değil,
korku vardır.
Ben sana
her gün yeniden
“seni seçiyorum” demek istiyorum.
Çünkü seçmek,
alışkanlıktan daha değerlidir.
Aşk

Dün akşam
“Yarın görüşürüz,” demiştin.
Ne güzel sözmüş meğer
“yarın.”
İnsan sevince
yarına inanıyor.
Aşk

İnsanın zenginliği
cebinde taşıdığı para değil;
akşam eve döndüğünde
“Beni bekleyen biri var”
diyebilmesidir.
Aşk

Akşam oldu.
Sen evine gittin,
ben kendi evime.
Şehir yine kalabalıktı.
Otobüsler,
işçiler,
pazar arabaları,
çocuk sesleri...
Hayat herkese
kendi derdini taşıtıyordu.
Benim derdim güzeldi.
Sen.
Aşk

Ben hâlâ her akşam
kalabalığın içinde
bir çift göz arıyorum.
Belki sen değilsin.
Belki hiç olmayacaksın.
Yine de bakıyorum.
Çünkü aşk bazen
kavuşmak değildir.
Bir şehri dolaşırken
her köşede sevdiğin insanı
yeniden bulma ihtimalidir.
Aşk

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.
Aşk

Saatler ilerliyor.
Bir kahve soğuyor.
Pencerede yağmur.
Şehir,
binlerce insanın yalnızlığını
aynı sokakta taşıyor.
Ve ben düşünüyorum:
Seni sevmeseydim
bu şehir daha mı az boş olurdu?
Aşk

Geçmişin artık geri gelmeyeceğini bilirken
geleceğin henüz var olmadığını da bilip
bir insanın yanında
şimdiki zamana inanmak.
Aşk

Ne garip.
Bütün gün
dünyayı kurtarmaya çalışan insanlar
gece olunca
kendi odalarında kayboluyor.
Ben de kayboldum.
Sonra sen geldin aklıma.
Birdenbire
odanın içindeki sessizlik
başka bir zamana dönüştü.
Aşk

AKŞAM
Akşam oldu.
Sen evine gittin,
ben kendi evime.
Şehir yine kalabalıktı.
Otobüsler,
işçiler,
pazar arabaları,
çocuk sesleri...
Hayat herkese
kendi derdini taşıtıyordu.
Benim derdim güzeldi.
Sen.

Aaaaaaaaaaşk

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.

Ooooooooooyyy

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.

Saatler ilerliyor.
Bir kahve soğuyor.
Pencerede yağmur.
Şehir,
binlerce insanın yalnızlığını
aynı sokakta taşıyor.
Ve ben düşünüyorum:
Seni sevmeseydim
bu şehir daha mı az boş olurdu?

Aaaaaaaaaaşk

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.

Ooooooooooyyy

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.

Ben hâlâ her akşam
kalabalığın içinde
bir çift göz arıyorum.
Belki sen değilsin.
Belki hiç olmayacaksın.
Yine de bakıyorum.
Çünkü aşk bazen
kavuşmak değildir.
Bir şehri dolaşırken
her köşede sevdiğin insanı
yeniden bulma ihtimalidir.

Aaaaaaaaaaşk

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.

Ooooooooooyyy

Sende gördüğüm şey
yalnızca seni değil,
bende eksik kalan
bütün hayatı gösteriyor.
Aşk

Bir insan bir insanı
bu kadar özler mi?
Özlüyor işte.
Adını söylemiyorum kimseye,
sanki söylersem
aramızdaki son ince bağ da
kopacakmış gibi.
Sen gittikten sonra
şehir aynı şehir.
Sokaklar aynı,
ağaçlar aynı,
gece yine pencereme geliyor.
Ama hiçbir şey
senin yokluğun kadar
gerçek değil.
Aşk

Bir insan bir insanı
bu kadar özler mi?
Özlüyor işte.
Sen gittikten sonra
şehir aynı şehir.
Sokaklar aynı,
çınarlar aynı,
gece yine pencereme geliyor.
Ama hiçbir şey
senin yokluğun kadar
gerçek değil.
Aşk

Seninle yürürken
yolun nereye gittiğini sormuyorum.
Çünkü bazı yollar
bir yere varmak için değil,
yan yana yürümeyi öğrenmek içindir.
Elini tuttuğumda
dünyayı değiştirmiyorum.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 22:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!