Kim hapsetti beni bu dünyaya?
Ağlamakla başlamışken yaşamaya.
Rabbime ulaşmak içinse bunca çaba,
Gelebilecek miyim ben o aşamaya?
Elime aldım kalemi,sazı
Döküldü kağıda bir dizi yazı
Okura anlattım yuttuğum tozu
Boğazımda birikeni söyleyemedim
Çiziktirdi kağıda kara kalemim
Şiir gibi kadınlar tanıdım;
Kalem tutmayı bilmeyen adamların ellerinde ziyan olup, gittiler.
Kitap gibi kadınlar tanıdım;
Okumak isteyen adamları, fakir deyip def ettiler.
Gözlerinin esrarı, kalbimin bilmecesi,
Ateş olup dağlıyor sözünün her hecesi
Kirpiğin zehirli ok, yüreğimde nicesi.
Ateşle yaktın beni, buzlu suyla söndürdün,
Yandım da su gönderdin, sonra susuz döndürdün.
Küçük kızım,
Çok tatlısın sen.
Seni ne kadar istediğimi
Bir bilsen...
Ah! ...Bilsen
Ne tatlısın sen.
Bir gün
Dünyada açtık gözümüzü,
İçimize doğmuşçasına
Ağlayarak.
Büyüdük
Öğrenerek gerçekleri,
Kalbimi verdim sana
Aldırmadın bana
Alıştım tuhaflığına
Tuhaf huylara sahipsin
Sevgilim acaipsin
Bir uzun boylu adam vardı,
Gıdası yalandı.
Söyledikçe büyüdü,
Yedikçe uzadı.
Uzun boylu adam
Aşığa Bağdat sorulmaz,
Seven sevgiden yorulmaz,
Akan su çağlar,durulmaz.
Yerinde havam,
Sevmeye devam,
Aşığım,aşığım,
Ne kadar zor sana varmak,
Bu dünyada doğru olmak,
Eğrilerden arınarak,
Manalarda Seni sarmak.
Sarsılırım titremekten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!