Şu sema ağlarken ateş renginde,
Cihan sarsıntıyla durmuş esiyor.
Sular hapsolurken kendi bendinde,
Fırtına dehşetle yolun kesiyor.
*
Bütün saatlerin çarkı kırılmış,
Zaman yokuşlarda yorgun kılınmış,
Şiddetli korkular ruha sarılmış,
Karanlık alemi yutup eziyor.
*
Yıldızlar dökülüp sönüp kararmış,
Mahşer ateşlenip cihanı sarmış,
Çaresiz kitleler hepten sararmış,
Kasırga felaket sona geliyor.
*
Cümle kederliler feryat edince,
Sokaklar tozlarla sürgün bitince,
Umutlar tükenip ömür yitince,
Felaket dağlarda vahşi geziyor.
*
Valide yavruya bakıp ağlıyor,
Gözyaşı ırmaktan taşmış çağlıyor,
Kederden sinesin taşa dağlıyor,
Çocuğun hasreti bağrın çiziyor.
*
Gölgeler düşerken ıssız zemine,
Nehirler kudurup koşar engine.
Sırlar gömülürken kendi kabrine,
Tepeler sarsılıp taşar ufuktan.
*
Afetler köylerin üstünü sarar,
Zulmetler aydınlık günleri arar,
Fırtına ağacın dalını kırar,
Yıldırımlar düşüp dağları aşar.
*
Sokaklar karanlık nurları sönük,
İnsanlar çaresiz sırtları dönük,
Uykular parçalı rüyalar bölük,
Seller kükreyerek coşar vadiden.
*
Cihanın kederi sırra eremez,
Kimseler kimsenin halin göremez,
Soğuk rüzgarlara asla giremez,
Mecnunlar çöllerde yaşar delice.
*
Valide ağlayıp pınarı kurur,
Gözünden yaş sızıp sellere vurur,
Bağrına taş basıp çaresiz durur,
Çocuğun sevgisi taşar o kalpten.
*
Kuşlar feryat eyler ıssız ovada,
Kasırga şiddetli surlar dayanmaz.
Baykuşlar ötüşür viran yuvada,
Güneşin nurları sabah uyanmaz.
*
Nehirler kuruyup çöller çoğalmış,
Gölgeler büyüyüp ufuk daralmış,
Feryatlar yükselip nurları çalmış,
Zalimler gaddardır utanmaz asla.
*
Bulutlar simsiyah günleri örttü,
Karanlık zeminde sırrını sürttü,
Korkular mazlumun bağrını dürttü,
Cengaver yiğitler kanmaz hileye.
*
Çaresiz bekleyiş ömrü çürütür,
Gözyaşı damlası taşı eritir,
Hasretin ateşi dağı yürütür,
Bülbüller kederli konmaz güllere.
*
Valide çaresiz umudu yıkık,
Yavrunun tasası bağrında sıkık,
Gözünden inciler sellere dökük,
Cihanın halleri inanmaz asla.
*
Kışların ayazı dondurur camı,
Ateşler sönmeden tüter dumanı.
Geceler örtüyor yıkılmış damı,
Baykuşlar çatıda öter feryatla.
*
Çöllerin sıcağı bağrı kavurur,
Rüzgarlar tozları arşa savurur,
Zalimler mazluma şiddetle vurur,
Cihanın çilesi ölümden beter.
*
Dağların karları eriyip coştu,
Nehirler engine delice koştu,
Cihanın sevinci tümüyle boştu,
Zindanlar karanlık ezaya yeter.
*
Yıldızlar parlamaz ufuklar kara,
Kimseler saramaz kanayan yara,
Garipler zindanda dönmüştür zara,
Bülbüller kafeste canından biter.
*
Valide yavruyu özleyip sormuş,
Umutlar tükenip bağrını yormuş,
Çocuğun hayali aklını sarmış,
Gönüller perişan ümitler yiter.
*
Ateş harlamasa üşütür ayaz,
Dereler kudurup ovadan taşar.
Çiçekler açmıyor mevsimler beyaz,
Bulutlar kararıp aşar dağları.
*
Kılıçlar çekilip kalkanı deldi,
Vadiden kükreyen devasa seldi,
Fırtına şiddetli savuran yeldi,
Çaresiz insanlar şaşar aklına.
*
Hastalar yatakta şifalar umar,
Yaşlılar yorulup gözünü yumar,
Zalimler mazlumla oynuyor kumar,
Hasretin ateşi hızla mı coşar?
*
Gemiler batıyor fırtına günde,
Pusula şaşırmış bilinmez yönde,
Işıklar sönüktür karanlık tünde,
Mecnunlar kederle yaşar çöllerde.
*
Valide tasadan sararıp soldu,
Yavrunun hasreti odaya doldu,
Kederli saçını hüzünle yoldu,
Cümle mahlukatlar koşar ölüme.
*
Kervanlar geçmiyor yollar kapalı,
Rüzgarlar şiddetli bilmez kimseler.
Güller hep kurudu dağlar sarsıldı,
Gözyaşı çağlasa silmez yüzleri.
*
Deryalar çalkandı gemiler battı,
Fırtına kumları havaya kattı,
Zalimler mazlumu ateşe attı,
Kederler kalıcı ölmez ağıtlar.
*
Fenerler kırıktır lambalar sönük,
Garipler perişan yüzleri dönük,
Mahşerin dehşeti devasa büyük,
Kimseden kimseye gelmez faydalar.
*
Kışların ayazı dondurur canı,
Kılıçlar kesip döküyor hep kanı,
Virana dönmüştür mahlukat hanı,
Asla gülmez o garibin yüzleri.
*
Valide yavruyu düşünüp durur,
Şiddetli hasretle dizine vurur,
Kederle kavrulup bedeni kurur,
Ebedi şefkatin güneşi sönmez.
*
Fırtına koparken kapandı kucak,
Garipler şefkate sevgiye muhtaç.
Kışların ayazı dondurdu bucak,
Fakirler çaresiz hep ekmeğe aç.
*
Kılıçlar çekildi mızraklar kırık,
Gözlerden dökülür yaşlı hıçkırık,
Feryatlar yükselir perdeler yırtık,
Gönüller yaralı sineler kıraç.
*
Bulutlar kararıp güneşi örttü,
Yıldızlar dökülüp gölgesin sürttü,
Şeytanlar toplanıp mazlumu dürttü,
Hastalar dertlidir bulunmaz ilaç.
*
Gemiler kayıptır pusula bozuk,
Talihi kararmış insana yazık,
Yolcular yorgundur tükenmiş azık,
Krallar devrilmiş kırılmıştır taç.
*
Valide yavruyu durmadan anar,
Hasretin şiddeti sineni sınar,
Kederin suyundan kurudu pınar,
Şefkatin kolları en güzel ağaç.
*
Sokaklar tozlarla büründü pise,
Derdime bulunmaz şifalı derman.
Geceler bürünmüş karanlık sise,
Padişah eylese şüphesiz ferman.
*
Ordular dağıldı kılıçlar düştü,
Yiğitler meydandan gizlice göçtü,
Kuşlar da yuvadan kederle uçtu,
Tarlalar kurudu kalmadı harman.
*
Mecnunlar çöllerde Leylayı arar,
Hasretin şiddeti bağrını yorar,
Garipler kimsesiz yolları sorar,
Cihanın halleri tümüyle yalan.
*
Kışların donuyla üşüyor beden,
Bulunmaz hatayı anlatan neden,
Yoktur ki cihanda ebedi gülen,
Şiddetli kasırga koptuğu zaman.
*
Valide yavruyu özlemle gözler,
Tasalı sinesin hasretle közler,
Lisanı daima tatlıca söyler,
Şefkatin ateşi sönmüyor inan.
*
Fırtına kopuyor yollar bulanık,
Çaresiz garibe bulunmaz yoldaş.
Geceler zifiri yoktur uyanık,
Gözlerden dökülür kanlıdır gözyaş.
*
Çöllerin sıcağı suları yakmaz,
Kervanlar geçmiyor kimseler bakmaz,
Zalimler gaddardır tacını takmaz,
Sırları bölecek kalmadı sırdaş.
*
Deryalar çalkandı suları vurdu,
Şiddetli fırtına tuzağı kurdu,
İnsanlar çaresiz divana durdu,
Mahşerin şiddeti eritir sert taş.
*
Yoksullar fakirdir yiyecek yetmez,
Garipler suskundur sırrını demez,
Üşüyen insanlar o kürkü giymez,
Kederler büyüdü yoruldu kardaş.
*
Valide yavruyu sürekli arar,
Özlemi sineyi şiddetle sarar,
Umutsuz halleri zihnini yorar,
Şefkatin kederi ebedi savaş.
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 00:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!