Lanet olsun…
Lanet olsun
Sev de sevilme dediğim o ana
İster miyim? Sanıyor musun?
Ceylan gözlerinden
Bir damla yaşın aktığını… Sanıyor musun? ...
Maviydi hayallerim
Pembeydi rüyalarım
Karaydı gözlerin
Duygularım ebruli…
Gece çöktü, karanlık
Yıldızlar parlak
Bu gün günlerden neydi
Bilmiyorum.
Ama bildiğim onu gördüm
Gözlerinden iki damla yaş
Aktı gitti taaa
Gönlünün derinliklerine…
Mektuplar yazdım sana
Cevap alamadığım
Bazen kuşlarla,
Bazen rüzgarla yolladığım
Bilmem ulaştılar mı?
Ulaştılar diye avunduğum…
Mektup yazmak geldi içimden sana
Fotoğraflarını koydum karşıma
Karşılıklı bakıştık fotoğraflarla
Gözlerine bakamadım fotoğraflarda
Umurunda olur mu bilmem ama
Bugün biraz kırgınım sana…
Kanı yudular kanla
Günahı günahla
Baharı kışla
Gırdılar gardaşı gardaşla
Ataşınan yudular ölüyü
Kayboldu adalet gün ortasında
Mevsimlerden ayaz
Günlerden soğuk
Açım, üşüyorum ve yalnız
Yemek mi getirdiniz
Doyurmaz ki beni onlar
Üşümem geçmez
Moralim bozuk, canım sıkkın
Zevk almıyorum yaşadığım hayattan
Tat almıyorum yediğim lokmadan
Dostlarla ettiğim sohbetten
Sorma nedenini
Yokluğun bütün nedenlerden büyük…
Mutluluk;
Satılmaz köşede ki tezgahta
Bulunmaz süslü vitrinlerde
Terazinin kefesine koysan
Tartamaz damlasını dünya
Saklıdır
Nasıl olsun bıraktığın gibiyim işte
Sensizliği, özlemi aş ettim kendime
Karıştırıyorum zaman kepçesiyle
Zamansız katık ettim düşüncelerime
Duygularım bulutlu bu gece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!