Topraktan yaldızlanarak gelmiş,
Delikanlıların gözyaşıyla sulanaraktan,
Milyonların matemini tutaraktan,
Birer birer haykırarak çıkmış heceler...
Ah bu türküler dumanlı,
Sen bırakıp gittin ya belki beni,
Günahı sevabıyla sevdim inan ki,
Güzel günlerde tutamadık elimizi,
Görülemeyen yıldızımız kaymış...
Senin sarhoşluğunu evet yaşadım,
Metro büste gidiyorum aklımdasın,
Dışarıyı seyrediyorum,karşımdasın,
Sen yoksa yokuştan inen kadın mısın,
O kadar sevişim ki seni Gülüm o kadar,
Allah beni kahretsin...
Ekmeğini taştan çıkartanın,
Yüzünde gülücükler hep var,
Başkalarına muhtaç olmayanın,
Zincirini kırmış,yaşama azmi var...
Kar kışmış, yağmur çamurmuş,
Sensizlikten her gece içim acıyorken,
Yaralı kuş gibi,çırpındıkca uçamazken,
Neden hayat böyledir diye sorgularken,
Yazdığım şiirlerimin bir yanı yarım kalıyor....
Ne varsa sana verdiğim gençliğimi,
Zalim, nasıl bir hayatsın,
Niye ki....!
Bende midir sadece bu kahır,
Derdim dağlardan, nasıl büyük olabilir...
Sevgime mi,sevgisizliğime mi yanayım,
Yanıp da, sensiz kül olduğuma mı,
Başımıza gelecekleri,
Yıllar evvel anlamıştım...
Ömrümce seninle sınanacaktım.
Zor olacağını Gülüm'e,
defaatle söylerdimde,
Unutulmayacağını anlamazdın.
Yaşadığın şehirden fotoğraf at,
Harbi, harabeyim biliyorsun,
Görmeyince sadece ortalık değil
Her yanım,yıkık döküğüm,
Bak seni sevende var,
niye ortaya çıkmıyorsun.
Oy sevdiğim insan
Böyle bir huzursuzluk yok
Sesimizi soluğumuzu
kesen birisi varsa,
o da kim acaba?
Suçlu ikimiz...!
Bekle deseydin,ya da gel beni al,
Misafirim değil, ebedim olarak,
Yapabileceğimi, biliyordun,
İçimde boğulduğum, hüsranlı
Karanlıklarımız olmazdı,
Sevmekten vazgeçmediğimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!