Yalan olmasaydı;
Dost olsaydı dünya,
İnsanı üç günde satar mıydı ukbaya?
(Van. Ekım 2020)
Hadi beşerden kaçtım, kendimden kaçamam ki.
Bir kafesim ben bana; ben, benden uçamam ki...
(Van. Haziran 2024)
İnsandan hep kaçsam da, benle hep baş başayım.
Beni, benden alacak bir sur yok ki aşayım..!
(Van. Haziran 2024)
Yalnızlık da neymiş;
Bazen daha öteye,
Yalnızlıktan da öteye geçer insan...
Öylesine yorulmuş,
Öylesine bıkmıştır ki kendinden;
İndirir kendini omuzlarından, bırakır birden..!
Yapma..! N'olur, kaçma daha fazla..!
Tutuş
Ve yan artık zalimin ateşinde..!
Ve iyice yak sonra bütün ateşinle;
Yakıp yakıp söndür,
Söndürüp küle döndür zalimin ateşini..!
Kaçma..!
Tutuş
Ve yan bir an önce;
N'olur, yan zalimin ateşinde iyice..!
Yan;
Ama asla söndürme ateşini..!
Üzülme... bırak...
Bırak da iyice yanayım sana...
Bırak kavrulayım, sana yanarak..!
Sönüyorum ben;
Günbegün sönüyorum, sana yanıp yanıp kavrularak..!
Kalpsiz değilim, ciğersiz değilim;
Her an yüreğinin ateşindeyim..!
Görüyorsun işte; her günün sabahında biraz daha,
Biraz daha kızarıyor gözlerim..!
Dumanım mı? Odamın dört bir yanında...
Küllerim mi? Odamdaki kül tablasında...
Boşalırsa gözlerden mazlum yüreklere yaş;
Nasıl pişirir zalim, mazlum yüreklerde aş?!
(Van. Nisan 2024)
Mazlum için gözlerde ne bir yaş var, ne bir nem.
Nasıl ıslanıp sönsün dünyadaki cehennem..!
(Van. Haziran 2024)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!