Bir daha sever miyim sanmam
Kalbim artık kilitlendi anla
Her delinin bir gömleği var da
Benimkisi neden pranga?
Yoksa gelmemi istemedin mi?
Yazdığım her şiir sana hizmet eder,
Ben susarım… Kalem adını söyler.
Sayfalar doldukça sana bir yer açılır;
Sen çoktan gittin ama hikâyem sende ilerler.
Açmadığın kapılara yüz sürdüm,
Kırıntılarını topla biriken hatıraların
Günlerin birbirinden farkı kalmadı
Sessizlik bozuldu artık ağladım
Şimdi kaldır kalbimden yatağını
Mutsuz et istersen ölene kadar somurturum
Aşkı buldum tam şuanda
İstesende bırakmam
Göz göze geldiğimiz anda
İste, sende bırakma
Aşkı sana anlatamam, yaşatabilirim
Sessizliğe büründü aklım, yorgunum;
Seni çekip çıkarmalıyım içimden bir yol bulup.
Sensizliğe doydum artık, bu hasretlik son bulur;
Ayrılıyor yolumuz, bu son veda mektubu.
İliklerime kadar işlemiş bu yolculuk, yok sonu;
Gitmeyi kafaya koymuşsa, fayda etmez dur demesi.
Kursakta kaldı yaşayamadık, bitti gençlik hevesi.
Sanki, dünya üzerime kilitlenmiş dev kafesim.
Kesildi gidişinle beraber şehrin kirli nefesi.
Tavrın o kadar soğuk ki gören der bu umursamaz.
Neşelen sende artık dert ortağım, yoldaşım.
Anlattıklarım sende kalsın, içinde bir sır taşı.
Bu gece yine uykumdan sıçrayarak uyandım.
Son zamanlarda, özlem ataklarım sıklaşır.
İpler koptu zihnimde, mantığım çoktan firari.
İçimde bir umut kalsın ona dokunma.
Mutluluğun esamesi bana okunmaz.
Pastamıza bir mum daha diktim.
On yıl oldu sensizlik, kutluyorum gururla.
Bu kadar bekletilmez insan, insaf.
Söylediğin yalanlar boyunu aştı, bilesin.
Gelmeyeceksen söz verme, yakışmaz dile kir.
Benim de bir gururum vardı; nitekim,
Ayaklar altında, perişan, yerle bir.
Susuyorum, sanma ki cevabım yok,
Sorsan hepsi delirmiş aşkından,
Hangisi bekledi on yıl gelmeyecek olanı?
En doğal hakkım; bunu tabii sorarım,
Benim zihnim netken, sizinki nasıl bulanık?
Sırlarım var üstü kapalı, açılmayacak;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!