Günaydın, en güzel rüyamın gerçeği,
Gözünü açtın, dağıttın o kör geceyi,
Günaydın, gönlümün en zarif çiçeği,
Seninle çözdüm ben hayat denen bilmeceyi.
Güneş bile senin gülüşünü kıskanır,
Bende bir hasret birikti, sana dair özlem.
Güzele yazmak sevaptır, anlatırım sözle.
Beni nasıl bir yola sürüklediğini görsen.
Vakit kaybetmez yerleşirsin, kalbimdeki köşke.
Sana sunduğum aşkın dolu tepsisi.
Senin benden başka sevenin yok,
Kandırma kendini, beni kandır.
Ben de anlamıyorum bu nasıl oluyor;
Bir cümleyle başlayan satırlarca yangın...
Öyle bir akşam, kendimle dertleştiğim,
Dermansız dert vermez yaradan
Böyle derdin devasını aramam
Kulun aklı bir karış havada
Habersizdir açtığı yaradan
Bilakis, benim haberim var ondan
Seninle başlayan bir cümle dolanır dilime,
Toplansa 40 alim, çözemez ilimle.
Divane aşığınım, sana göre kimim ben?
Cümle alem duydu, terk edildim ölüme.
Körpe duygularla karıştırma aşkımı.
Herkesin döndüğü bir evi var,
Benimse adımlarım sende bitti.
Kapattığın o kapı, şimdi bir duvar.
Anahtarı bende ama kilidi değiştirmişsin.
Yalanların arasında bir koltuk
Acaba neredesin, nasılsın, iyi misin?
Sesimi duyan yok mu, kavuştursun biri bizi!
Aşktan sapmış yönü dilimizin;
Değil birimizin, bu yanlış hepimizin.
Aşığa el uzatmaz, tekme vurur;
Aklım seninle meşgulken kavuştu rahatına,
Döküldü satırlara binlerce hatıran.
Gelecekmişsin gibi bir gün, bir parıltı var;
Hangi büyü beni böyle hayale daldıran?
Önünde ne bir engel var, ne dağlar girdi aramıza,
Ben sadece yazıyorum, kusur arama;
Kalemim, yaratılanın yansıması.
Seni tasvir etmek zor zanaat,
Yokluğunu seçtim; çünkü o, ilhamın aynası.
Biliyorum, hiç tükenmeyecek o "var";
İyi geceler, günün yorgun ama en tatlı vedası.
Çekildi sokaklardan hayatın bitmeyen gürültülü nidası.
İyi geceler, gözlerin kapanınca kararır şehrin en güzel manzarası.
Sensiz geçen her saniyenin içimde tutulur yası.
Korkma karanlıktan, ben varım siyahın içinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!