Basit yakınmaları bir kanara bırakıp
Acımın kaynağına iniyorum bu gece
Elimde bir fener
İçimde bir ateş böceği
Sessizlik ise, hiç bu kadar yakışmamıştı inan
Şu garip halimi özetlemek isteyen sözcüklere
Sevgilin mi
İri gözleriyle koynuna sızan gece
Duygusal mesajlar paylaştığın telefon mu
Yoksa yanından hiç ayırmadığın cüzdanın mı ardından ağlayacak
Sen ölünce
Ne kadar yazık ki
İçinde yüzdüğün her neyse
Paylaşamıyorsun tam anlamıyla hiç kimseyle
Oysa ben ne kadar çok istedim
Filmlerdeki figüranlarla rolümü takas etmeyi
Hem yaşam nedir ki
Oltasındayım bir aşkın
ve voltalar atıyor kıyılarımda aklım
Ben kendimden kaçıyorum
yorgun ayaklarım
ve bitmedi hala içimdeki yangın
Yanında derin derin nefes alıp,
tenini okşayan rüzgarı kıskanırdım.
Hatırlıyor musun?
Hani deniz kenarında yürürken,
dalgaların sana dokunmak için yarıştığı o günü.
Sanki güneş hiç bu kadar yakın olmamıştı dünyaya
Köprüler yıkıldı bir gece yarısı
Ateşe verildi karşılığı olmayan sorular
Sessizlik kuşattı (her hücreyi)
ve en sonunda (boşluğa) düştü tüm şehirler
'Oysa' diye devem etti içimdeki paranoya...
Seni düşünürüm.
Ufka dalar gider gözlerim.
Korkular sarar beni,
gecenin etrafını saran karanlık gibi.
Ölesiye korkarım çekip gidersin diye,
hiç gelmediğini bildiğim halde üstelik...
Ben bu duvarı ne zaman ördüm
Üst üste koyduğum her sancının bir sahibi var
Ve bir gün seni gördüm
Ete kemiğe büründü hastalığım
İttiğin ben değildim aslında
Sen koca bir hayatı altımdan çektin
Ne kadar güzel olursan ol
Fark edilmiyorsun
Seni sen yapan her cümlede sanki bir harfin eksik
İşte sırf bu yüzden
Anlaşılmıyor o kadar harfin arasında
Barış çubuğunu tüttürmek için mi?
Beyaza boyadın saçlarımı.
Yüzüme yeni çizikler atacaksın biliyorum
Arkana saklamışsın yine savaş baltasını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!