Artık hazırsan dışarı çıkalım bu gece
Işıklı bir caddeyi yürüyelim
Utangaç ellerimiz olsun yine ceplerimizde
İnsanlara bakıp gülümseyelim
Yağmurda ıslanmaktan kaçalım
Eski bir sokağa bakıyor
yeni evimin balkonu
ve bana bakıyor
ağaçların arkasında saklanan çocukluğum.
Upuzun bir sessizlik uzanıyor
yağmur yağmış,
Biliyorum
Beni hiç özlemedin
Gözlemedin yolumu
ve gizlemedin gönlünde hiç bir anımı.
Benden çok uzaklara dalıp gitti gözlerin
Bahsetme artık acılardan,
N'olur sus!
Gözlerini kapat.
Ezberindeki her şeyi unut.
Kuşların uçuşunu,
Hatırlıyorum
daha dün gibi taze
gözlerindeki şefkat,
gülüşündeki sıcaklık.
Ben yoruldum düşlemekten
Sen düşümde hep genç kaldın
Ben anlamıyorum sevmekten
Sevdiğimi söylemekten
Sakın beni suçlama
Sevmek bir hastalık hali
Sevmek kalpte bir cüzzam
Varlığın
Kalbimde bir vurgun
Miskin ellerimde bir sürgün
Ömrümün ortasında bir yangın oldu artık
Mühim olan yaşamak mı sanıyorsun; aslında değil
Yüreğinde olabilmek ve gözbebeğinde ölebilmek
Gün ölüyor burada sevgilim
Sen neredesin?
Güneş gömülüyor
masmavi bir denizin koynuna
Seni bekleyen bir benim
bir de uçsuz bucaksız bu kumsal
Korkuyorum
Kapılarım kilitli, perdelerim örtük
Her gece camı kırıp içeri girmek istiyor karanlık.
Hatırlıyor musun?
Dağın eteğinde oyunlar oynuyorduk.
Rüzgar uzanmıştı dalga dalga çimenlerin üzerine
Gençlikten yeni çıkmış güzellik.
Gözleri mavi ve acemi.
Bilmiyor henüz
nasıl geçilir acılardan,
Neden akşamlar erken?
Sabahların ise geciktiğini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!