Pası silip bakırı aldı eline,
Beyaz külü bağladı ince beline,
Şen türküler doladı tatlı diline,
Tam meydana çıkıp da sallar kalayı.
*
Ateşi harlayarak körük çekerek,
Alnından damlamış o teri silerek,
Gelenle geçen ile candan gülerek,
Hep neşeyle coşup da sallar kalayı.
*
Tencere tavalar hep yığılmış handa,
Küçük çırak bekliyor hemen o yanda,
Dedikodu başlıyor aynı zamanda,
Şu lafını çakıp da sallar kalayı.
*
Eski cezvelerin hep pası silinir,
Köyün meydanında o usta bilinir,
Ona her diyardan hep koşup gelinir,
Şu havasın atıp da sallar kalayı.
*
Güzeller meclisi hep süsler ocağı,
Muhabbetle doluyor şirin bucağı,
Isıtır kalpleri o sıcak kucağı,
Şen keyfine bakıp da sallar kalayı.
*
Yorgunluk nedir hiç de bilmez bedeni,
Başına toplanıyor gelip gideni,
Çok neşeli ustadır, budur nedeni,
Bir türküyü yakıp da sallar kalayı.
*
Kararan güğümler bir çare ararken,
Bakırlar yeniden ak beyaz sararken,
Müşteri pazarlığı yapıp yorarken,
Sol kaşını yıkıp da sallar kalayı.
*
Pamuk gibi parlıyor bütün eşyalar,
Hanımlar seviniyor, coşar hülyalar,
Görenin aklında hep kalır rüyalar,
Şu terleri döküp de sallar kalayı.
*
Şöhreti yayılıyor uzak yollara,
Bereket getiriyor delik çullara,
Yine de güvenmiyor fani kullara,
Hep gönlüne akıp da sallar kalayı.
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 22:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!