Su olmazsa yapraklar, hazan olur dökülür.
Köksüz ağaç küçücük, fırtınada sökülür.
Yetimler şöyle dursun, namertler meydanında,
Gariplerin bileği, bir fiskede bükülür.
Hazan uğramadan vaki ömrüme;
Nihayet bu yılda çıktım bahara.
Hamdolsun Rabbime ve bu günüme;
Dilerse geçerim vakti âhara.
***Hazan uğramadan vâki ömrüme…
İlkbaharda yeşil olan bahçe bağ
Hizmetini gördü hazana durdu.
Çiçeklenip güzel olan yüce dağ
Çok kısa bir zaman hayaller kurdu.
Âlem devir daim fır-fır dönüyor
“Bahtiyar o kimsedir ki, hem yedirdi hem yedi,
Bedbaht ise biriktirdi, kimse yemesin dedi.”
Mal ömrün rahatı için, çalışıp kazanılır;
Biriktirmek asla değil, âkîl bunu söyledi.
Ey gamlı gönül bil ki, cümle derde çare Hu!
Kalpteki pası sil ki, tutuştursun har-e Hu!
Her bir nimete şükret, âlemi düşün Fikret,
Zikri kesirle zikret, hoş gelir huş yâre Hu!
Seherde uyanık ol; dilinden hu dökülür.
Gözyaşı pınarından leyl-e ahu* dökülür.
Gafil-an uyku çeker hazan olur evkâtı; **
Mahşerde defterinden akar Ağu dökülür.
Köhne Bizans’tan kalan, fethin gür meşalesi;
Ruhunu hüzün sarmış, kederli Ayasofya.
Söyle! Niçin kısıldı, Ezanının hür sesi?
Yaşlı, yorgun ve kara, kaderli Ayasofya;
Köhne Bizans’tan kalan fethin gür meşalesi,
Dökülmüş kucağına, ihtişamlı yelesi…
Çıktım da dağlara âleme baktım
Yapraklar hazanda dökülmüş gördüm.
Kaldırdım perdeyi bir ışık yaktım
İnsanın dişini sökülmüş gördüm.
Gençliğinde mangal gibi yüreği
*****
Kabulünden şüphe etme; dua eyle ihlâs ile.
Helal ye harama gitme; doğru söyle ihlâs ile.
*
Kem söz kem kişinin işi, edeptir her işin başı,
Gözlerinden sil de yaşı; hayır dile ihlâs ile.
Bir çocuk
Elinde sapanı
Bahçede kapanı
Kuş avlıyor dallarda.
Bir çocuk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!