Muhkem evleri yok, dolu ambarı
Yine gülüp oynar sokak kedisi
Arkadaş edinir bazen çomarı
Kış ayazda doyar sokak kedisi
Muhkem evleri yok, dolu ambarı.
Sen emanetsin bana, Ol dostu Kibriya’dan.
Mahzun olma çocuğum, neşeyle geç Dünya’dan.
Gönlümdeki fırtına, seninle sükûn buldu,
Senin ile uyandım, fırtınalı Rüya’dan.
Bilâ mümkün hayatımız, aşk-ı Huda sen olmasan.
Kun fe-yekûn memat’ımız, rahmi seda sen olmasan.
Şu perişan halde iken, her yanıma batar diken
Harabeye dönerim ben, lütfü feda sen olmasan.
Sen bî vefa bir bülbülsün, ben de meftun gül cananım,
Bir gül yüzüm artık gülsün, sensiz gülmek zül cananım.
Gönlümde açsın kardelen, huzur bulur huzur veren,
Yakıp yüreğimi delen, sakın olma kül cananım.
Kullarına nefret bana mı düştü
Sevdiğini candan severim Rabbim.
Belki böyle ispat ederiz Rüşt’ü
Övdüğünü candan överim Rabbim.
Ne hikmetler var ki sevdin yarattın
Aslan pençesinde ben ceylan gibi
Perişan halime gülme sevgili
Aç kurtlar önünde, bir kazan dibi
Ölmüşüm sen bari ölme sevgili
Aslan pençesinde ben ceylan gibi.
Çok şeyler yazılmış söylenmiş sana
Bir de ben diyeyim dinle şehidim.
Kevser havuzundan iç kana-kana
Şahadet’e doyma inle şehidim…
Şehit oluyorken duyduğun hazzı
Soykırım mağduru oynayan boysuz!
Şu senin yaptığın nedir acaba.
Lanete uğramış mendebur huysuz
Devlet olmak için boşuna çaba.
Yıktın bir şehir’i yerle bir ettin
Nuh tufanı ne ki? Dinleyin beni!
Asıl bugün bize bir gemi lazım
Boğulur insanlık, tutmaz fireni
İzahı gayet zor, lâl oldu yazım.
Sürüklenir gider dehr-i meçhule
Şeytan girer kanına, Nasuh! Bir karar verir;
Tebdili kıyafetle, koca bir çam devirir.
Süslenir ve püslenir, sonra koyulur yola;
Kadınlar hamamında, birazcık verir mola.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!