Bahar müjdesini bülbül getirir,
Kötü haberleri baykuşa sorun.
Medhiyeler bizi yer de bitirir,
E-leş-ti-ri-le-ri! hep hayra yorun.
Kendi çocuğunu en güzel sanma,
Rahat etmek için ey insanoğlu,
Kendinden aşşağı dön bak her zaman.
İster garip derviş ister beyoğlu,
Farketmez gönüller yap ak her zaman.
Yükseklerde gezen zevât çok gördük,
Aşkı ateşin sönmüş, geride kalmış külün.
Gonca bile olmadan, kırağı çalmış gülün.
Kâbus gibi üstüne, çökmüş dermansız dertler;
Ötme mecali kalmaz, seni gören bülbülün.
Ben aciz, hatalı, kusurlu kulum;
Simsiyah âmal-i defterim ya Rab.
Bir ömür doldurdum zift gibi tulum;
Onu yakmaz isen! Hederim ya Rab.
Hamdolsun bu günü gösterdin bize,
Aşk bağı bağban ile, Şarap olur demlenir.
Âkil isen seherde, Uyan gözün nemlenir.
Bu günler gelir geçer, Kor ateşler küllenir
Bahçelerde gül açar, Bülbül gelir dillenir.
Kolay olsa âşık olmak, herkes âşık olurdu.
Eğri büğrü şimşir bile, güzel kaşık olurdu.
Hakiki aşk Züleyha’ya, Karanî ye yakışmış!
Her sevdalı candan yansa, aşk’ı ışık olurdu.
Asıl pehlivan kim? Belli olacak
Ölüm döşeğine yattığı anda!
Nefsi yenen kelli felli olacak
Azrail gelip de çattığı anda.
*** Asıl pehlivan kim belli olacak
Şu bilim asrında hala kanarız
Bu saflık nedendir anlayamadım.
Dolduruşa gelir sonra yanarız
Yangına su olup damlayamadım…
Aziz nesin haklı gibi görünür
Anneciğim gitme! Bırakıp beni
Çok nazlıyım yaban elde duramam
Tilkiye arz etme nazik bedeni
Hilekâr gönülde, dilde duramam.
Akşam yatağıma yattığım anda
Annem hikâyeni her gün beklerim
Sen başka handasın, ben başka handa
*Ama sana doğru hep emeklerim
***Akşam yatağıma yattığım anda…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!