Yeşil cennette altından saraylar hep senindir yâr
Güzel parlak kasırlar inci yâkûttur evindir yâr
Selâm olsun kerim ahlâklı mahbûb ey mübârek dost
Yüzün nûrdur sözün dosdoğrudur şânın emîndir yâr
Sanki bir ben varmışım dünyâda ey dost bir de sen
“Sen” dediysem önce sensin hem de her dem sonra ben
Erguvânîdir benim sevdâm senin İstanbul’un
Bende’nim ben renginin hayrânı ey dost cân u ten
Gözümün nûru Rasûl övmede Kur’ân seni şâhım
Duru pâk kalblere Hak eyledi sultân seni şâhım
Sana ey Elçi selâm övgü sunar her sevenin hep
O ki rahmet diye anmış Yüce Rahmân seni şâhım
Bahar geldi lâlemle İstanbul’um şen olur
Açar lâle âşık için cân olur ten olur
Bu mes’ûd şehir tâ ezelden sever lâleyi
Vefâsız değil bağlıdır aşkı içten olur
Her bahâr İstanbul’um neş’eyle şen-şakrak güler
Bir temiz aşk âb-ı kevser misli saf berrak güler
Mâverâdan müjdeler yağmur olup coşmuş gönül
Gükyüzünden inciler yağdıkça taş toprak güler
Selâm ey yâr-i mahbûb, nûr-i aynım sen gözüm sensin
Muhabbettir senin aslın, içim gönlüm özüm sensin
Kulak versin bütün canlar, güzel müjdenle şen olsun
Senin yâdınla nûrlansın, dilim ağzım sözüm sensin
SERMEDÎ SELÂM
Bir sevdâ peşindeyim, düşe kalka
Düşümde bir sevdâ, boynumda halka
Halka halka yayılır sular bir taşla
İÇTEN SELÂMDIR SEVGİLİYE
Sevdâ, sedefteki inci tânesi
Sevdâyla ışıldar gönül hânesi
Sevdâ uğruna ceng eder nice er
Lâlem ki İstanbul’ludur sevdâlıyım İstanbul’a
Hep ondadır aşk şevk sürûr sevdâlıyım İstanbul’a
Masmâvidir eşsiz boğaz bir başkadır sessiz haliç
Lâlem için sonsuz huzûr sevdâlıyım İstanbul’a
Gönül coşkun bir şiir söyle sevdâyı an da
Gurbetin sözünü eyleme hiç, her ân yan da
Çölden, mecnûndan da bahis açma şiirinde
Güneşin alnında sevdâdır cânân da cân da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!