Şehidler Otağı Dağ
Ey gözleri yaşlı dağ, titreyip ağlar mısın ?
Ölmedi o erler, sağ, bağrını dağlar mısın ?
Fedâdır can bu yolda, şaşma o yiğitlere
Şehidler Otağı Uhud Günü - Vefâ
Aşkı yüreğinde duymayanın ezâsı çok
Gönül buyruğuna uymamanın cezâsı çok
Gerçi gönle uyup sevmenin de cefâsı çok
Şehidler Otağı Uhud - Şehâdet Vakti
Yolcu, kulak ver kalbinle duy aşkın sesini
Çok şeyler görmüş bu mekânda tut nefesini
Dinle, bu çöl sessizliğinde neler duyulur
Erguvânım şehr-i aşkın şânı aşktır sâdece
Aşkı sonsuzdur gönüllerden silinmez bir hece
Bir güneş doğmuşça aydınlandı âlem erguvân
Sen ki güldün gayri İstanbul’da olmaz hiç gece
Şehr-i aşkın şânı vardır her güzellik ondadır
Şânı aşktandır bütün âlemde mâlûmdur bu sır
Erguvânım “kendi kentim” der güzel İstanbul’a
Şehre gökten müjdeler yağmurca nûrlar yağdırır
Şehr-i İstanbul sevilmiş “aşkı bilmiş il” diye
Şîvesinden tad alır kalb “aşka gelmiş dil” diye
Erguvân açmış gönül her yerde sevdâ var bu dem
Sen şu cânım şehri rûhsuz taş değil aşk bil diye
Binlerce kuş öterce çağıldayan şelâle
Kardan ak köpüklerin devreyler hâlden hâle
Saf aynanda oynaşır kelebeklerce renkler
Koynunda cümbüş eder menekşe, sümbül, lâle
Erguvânımsın güzel yâr hep selâm olsun sana
Sende çok hoş müjdeler var hep selâm olsun sana
Erguvânım her bahâr fetheyle al İstanbul’u
Gönlü sermest eyleyip sar hep selâm olsun sana
Son elçiye bend oldumu bir kul yücelir pek
Mevlâ’ya varır, en yüce iştir O’na ermek
Sonsuz sayısız aşkla selâm Elçi’ye benden
Allâh-u Teâlâ’ya onun kulluğu bir tek
Sevdâ yurdunda yaşar gönül, zevk safâ bilmez
Derd döşeğinde yatar gönül, sor, cefâ bilmez
Berduştur, delicedir, daldan dala konar ya
Derdinden bu, kim demiş:"gönül, hiç vefâ bilmez"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!