Son Nebîsin esselâm yâr esselâm ey Hak Rasûl
Bir güneşsin ey ziyâdâr esselâm ey Hak Rasûl
Her seher senden alır bülbül muhabbet şevkini
Gül kokan dost tâc-ı gülzâr esselâm ey Hak Rasûl
Eşsiz Mevlâ
Yüce Rahmân, eşsiz Mevlâ, benzersiz Yaradan
Kün emriyle halk eden, bedenlere ruh katan
Zamandan mekândan öte, noksandan berî yâr
Bir haber ver sevdiğimden ey güvercin gül bana
Müjdeler ver neş’e saç gönlüm sevinsin gül bana
Hoş haberler söyle kıldan ince boynum Hak Söz’e
Sen kanat aç gel şu gönlüm hep esîrin gül bana
SELÂM EY MAHBÛB
Güzel bir kış günü, kar yağıyor çiçek çiçek
Uçuşuyor gökte binlerce beyaz kelebek
Kimi raksediyor, kimi konuyor dallara
Ey hak Rasûl, mahbûb Nebî, sonsuz selâm sonsuz selâm
Sen sermedi Cennet’te nûr saçtıkça ey Mahbûb selâm
Cennet içindir dâvetin göğsünde parlar Hak Kelâm
Sen sermedî Cennet’te nûr saçtıkça ey Mahbûb selâm
Üstün kılınmıştır makâmın nûr saçan minberdesin
Anlamaz hiç kimse hâlimden benim ey Son Nebî
Derdi çok dermânı tek kalblerdenim ey Son Nebî
Bir nazar kıl ya Rasûlallah selâm olsun sana
Ümmetinden pek hakîr bir bendenim ey Son Nebî
Âhımı duy, yüreğim feryâda düştü ey yâr
Sana kavuşmak, âh, ne güzel bir düştü ey yâr
Aydınlık yüzünün arkadaşlığı nerede?
Üzerime ıssız geceler üşüştü ey yâr
Feyz ü nûrsun, esselâm ey Son Nebî, bâkî selâm
Saf huzûrsun, esselâm ey Son Nebî, bâkî selâm
Bir güneş eyler zuhûr, ufkunda vahyin, nûr saçar
Ol zuhûrsun, esselâm ey Son Nebî, bâkî selâm
Filleri Çökerten
Görmedin mi filleri çökerten o kaygıyı
Taşları kuşlarla kanatlandıran saygıyı
Cânânın incinmesi endîşesi bu yalnız
Gönül, hiç âşığın bir ânı mâşuksuz geçer miymiş?
Seven ol yâri hoşnûd etmeden burdan göçer miymiş?
Bu dünyâ imtihan dünyâsı mü’minler bilir elbet
Zehirdir hubb-u dünyâ ehl-i îmân hiç içer miymiş?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!