Alnımıza yazılmış böyle bir yazı,
Allah’ın takdiri, niyazı.
Hoşumuza gitmese, çoğu da azı,
Kimse yazamaz başka bir yazı.
Yazı yazılmaz, yazı üstüne,
Sitemler sineme sığmıyor, kardeş,
Bağrımda yangın var, sönmüyor kardeş.
Ağrısı, sızısı dinmiyor, kardeş,
İçim alevlendi, yanıyor kardeş.
Zalim yar gitti, dönmüyor kardeş,
Leyla ile Mecnun gök yıldızları
Tahir ile zühre melek kuşları
Zühre üstüme dökme yaşları
Beni yakiyor sanki kömür taşları
Zühre ne olur sarılma boynumu bükme
Halil Emmi keçi satar
Çürüğü sağlama katar
Biri sağarken yatar
Biri sağdırmaz tekme atar.
Halil Emmi, keçi tüccarı,
Uzak dur, yapma pazarı.
Eğer yaparsan pazarı,
Sen isteme zararı.
Halil Emmi, keçi tüccarı,
Halil Emmi sakal uzattı,
Keçileri bire aldı, üçe sattı.
Merhamet kalmadı, vicdanı da attı,
Müşterileri kalmadı, hepsi battı.
Halil Emmi keçi satar,
Seni öyle sevmişim ki,
Çok tatlısın, inan baldan,
Çiçeklerin koku saçar,
Sen yeşerdin hangi daldan?
Şirinsin şekerden, baldan,
Âlem bilir kardaşlar bizi,
Bakışların yakıyor ikimizi,
Kaçarsak vururlar bizi,
Bize haram olur Harran düzü.
Kalem alırım, yazamam yazı,
Gecem hani, günüm hani,
Görenler yaşıyor sani,
Ciğerim durmadan yani,
Yaktı beni bir Harrani.
Kör olsun aşkın gözü,
Sayburç yolunda gezer güzeller,
Gerdanlık üstüne altın dizerler,
Ataların geçmişine bakar özlerler,
Garip gönüllere hayal dizerler.
Sayburcun içinde gezer güzeller,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!