Bir zamanlar şehirler kuruldu içimde,
Beton ormanları arasında yürüdüm,
Sokaklar adım adım geçti,
Gökdelenler yıldızlara karşı dikildi.
İnsanlar akıp gitti,
Karanlığın koynunda, bir yıldızın yalnızlığı gibiyim,
Sonsuzluk denizi ortasında, küçücük bir ada.
Kalbimde fırtınalar kopar, dalgalar beni savurur,
Unutamıyorum, terk edemiyorum bu ıssız limanı.
Hatıraların gölgesi, ruhumu örter her an,
Ey zalim eller, niçin bu zulüm sana?
Vatanımın bağrına sapladın hançerini.
Kanayan yaralar, sızlayan her cana,
Zalimlerin zulmü, çekilmez bu derdini.
Özgürlük hayali, soldu gönüllerde,
Gölgeler kayar sokak köşelerinde,
Her adım bir yankı,
kaybolmuş hayallerin peşinde.
Rüzgar, fısıldar içimdeki kırık melodiyi,
sesler birleşir,
derin bir sessizlikte yankılanır.
Bir köşede büzülür, ruhum titrer ince,
Karanlık odada, tek başına.
Pencereden sızan ay ışığı, solgun yüzüme vurur,
Aynadaki yabancı, içimi burkur.
Yanlışımla iç içeyim,
Karanlık yollar dize dize.
Kendi kusurumla birliğim,
Sonsuzlukta geçici bu izler.
Gölgeler ardında kaybolan,
Gökyüzü ağlıyor, sokaklar sessiz
Bir yaprak düşer, kalbime batar mızrak gibi
Sensiz geçen günler, uzun ve anlamsız
Her köşe başı, seni hatırlatır şimdi.
Bir şehrin tozunda kaybolmuş adımlarım,
Yüzümde rüzgârın bıraktığı derin anılarım.
Geçmişten arta kalan bir gölgedir izim,
Sessiz sokaklarda yankılanır yalnız gizim.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!