Yazar ve Şair
Kültür ve sanatı kendine şiar edinmiş herkesin belirli sorumlulukları vardır. Yazarın yazdığı her söz ya da şairin dile getirdiği her hitap, gönüllere raks eden duygu yumağıdır.
Elbette şairim diye ya da yazarım diye ortaya çıkmak her baba yiğidin harcı değildir. Fakat yazarlık ve şairlik belirli insanların tekelinde de değildir. Evet ; ortalık kalemi ve kelamı, kemale ermemiş edebi ölçülerden uzak hitapları bozuk insanların eserleriyle doludur. Edebi ölçülere uymayan eser sahipleri, kendilerini geliştirmeye odaklanmalıdır.Kendini geliştiremeyenler ise edebiyat çöplüğüne gömülmeye mahkumdur.
Başarıya aç, gün geçtikçe kelamını ve kalemini edebiyat parametreleri doğrultusunda geliştiren,edebiyat atölyelerine katılan şair ve yazarlar elbette başarıya odaklı kimselerdir.Az yazan ve az okuyan bir toplum olduğumuz düşünülürse ''Siz yazmayın,siz okumayın.'' demek kendini geliştirmekte olan şair ve yazarların şevkini kırmaktan başka bir şey değildir. ''Şöyle yazarsan daha iyi olur,devam et,beraber değerlendirelim''gibi yaklaşımlar amatör ruhlu insanlara ışık kaynağı olur.
Yazmaya yeni başladığımda benim eser ve yazılarımı beğenmeyen üstatlar oldu. Hatta eleştirilerde aldım. Yazmayın diyenlere kulak asıp kendimi başarıya odaklamasaydım, gönül fırınımdan çıkan edebi eserleri okuyamayacaktınız. Kişi kendini geliştirmeye odaklıysa elbette yazmalıdır. Dahada ileri giderek diyorum ki eline kağıdı,kalemi alan herkes yazardır. Yahu Salih kardeşim,''Bu nasıl olur?'' diyenleri duyuyorum. Bal gibi olur. Evet hikaye yazan da şiir yazan da bir ürünün kullanma kılavuzunu yazan da yazardır. Yazdıkları sizin fikirlerinizle uyuşmayabilir. Her yazarın yazıları sizin fikrinizle örtüşecek diye bir kural da yoktur.
Diyorum ki kimse şairliğini ya da yazarlığını ispatlamak için kitap çıkartmasın ama yazsın,okusun. Yazdıkları yazılar edebiyat parametrelerine uygun olsun ve bu konuda işin uzmanından fikir alarak yararlansın. Bu şekilde hem hatalarınızı görmüş olursunuz hem de kendinizi geliştirmiş olursunuz. Unutmayın insanlar yürümeye emeklemeyle başlarlar ve ilerde koşarlar. Sizlere Mehmet Emin Yurdakul'un dizeleriyle veda edeyim.Binlerce selam ile mutlu kalın.
Sorarsanız beni yüce bir dağım
Dumanlı başımda harım var benim
Ceylanım,kekliğim dost ile bağım
Bembeyaz bir örtüm kar’ım var benim
Kalpte iman elde bayrak
Yolu İslam davası hak
Dünya sevdasından uzak
İlerliyor koşa koşa
İsmi yiğit soyadı mert
Sıddıklar ağladı Bilaller sustu
Ehli küfür azdı kinini kustu
Ey hakkın habibi sevgili dostu
Yokluğunda öksüz kaldı ümmetin
Kur'an okunmuyor hapsolmuş rafta
Süleyman Çelebi'yi Tanıyalım
Şair, mevlid yazarı (D. ?, Bursa - Ö. 1422). Hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmayan Süleyman Çelebi, Mevlid’i ile tanınmış büyük bir şairdir. I. Murad’ın veziri Ahmet Paşa’nın oğlu olduğu bilinmektedir. Halktan kazandığı itibar çerçevesinde oluşmuş menkıbeleri vardır. İyi bir din öğrenimi gördüğü, Buharalı Emir Sultan’ın müridi olduğu tahmin edilmektedir. Söylentilere göre Yıldırım Beyazıt döneminde (1389-1402) Bursa Ulu Camiî’nin ilk imamlarındandır. Kendisine bu sebeple “Yıldırım Bayezid’in imamı” denildiği söylenir.
Şiir, ifade sanatının en yüksek zirvesidir . Ona emanet edilen duygu ve düşünceleri koruyup kollar, sarıp gözetir; gelecek zamanlara taşır. Mevlüt de Kaside şeklinde yazılmıştır. Gazel formunda yazılan bölümleri de vardır. Asıl adı "Vesîletü'n Necât" (Kurtuluş Vesilesi)'tır. 16 kısım ve 770 beyitten oluşur. Aruz vezninin "failatun failatun failun" vezni kullanılmıştır; sadece "velâdet” bölümünün sonundaki on beyit “mef’ ulü-fâilâtü-mefâilü-fâilün” kalıbı ile yazılmıştır.
Tarhana 💕💕
Gelin tarhanaya çalalım kaşık
Mis gibi Tarhana içelim dostlar
Böylesi lezzete dilim alışık
Mis gibi Tarhana içelim dostlar
Unutulmaz seferleri
Tarih bizi çağırıyor
Alparslan'ın neferleri
Tarih bizi çağırıyor
Şimşekle Yıldırım aileleri
Toplandık buraya sözümüz için
Hayırlı bir işe, aceleleri
Toplandık buraya sözümüz için
Bu güzel olaya şahit olalım
Toplumlar, ahlak hazinesi üzerine kurulan ahlak cevherini, ziynet olarak takınan bireylerden oluşursa, böyle birliktelikleri yüzyıllar boyu kimse yıkamaz parçalayamaz. Bizi özümüzden uzaklaştırıp, ahlaki çöküntüye maruz bırakıp, kendi kültürümüze yabancılaştırıp,çağdaşlık ve özgürlük adı altında vatan hainlerinin maşası olan zümreyi bilmemiz ve iyi analiz etmemiz gerekiyor.
Şu gayet iyi bilinsin ki hiç bir milletin tarihi, kültürü bizimki kadar sağlam temeller üzerine oturmamıştır.
Tarihine, dine, ahlaki argümanlara karşı olan zümrenin insani ve ahlaki değerlerden uzak, demokrasinin bir parçası olarak göstermek yapay enjekte bir kültür olarak benimsemek afaki bir durumdur diye düşünüyorum. Bunun nedenlerini düşünmenin zamanı elbette gelmiştir.
Torpilli
Harami düzende çare kalmamış
Ekmekler torpilli, aşlar torpilli
Devşirilen rantın yeri dolmamış
Asfaltlar torpilli, taşlar torpilli
.




-
Abdurrahman Yildiz
-
Cahit Telkök
-
Hamit Kalkan
Tüm YorumlarSevgili Salih bey şiirlerinizi içtenlikle takip etmekteyiz.Güçlü kaleminizin her zaman daim olmasını temenni ederim.saygılarımla...
En büyük sanat nefsi aritma sanatidir bu da Allahin bize ögrettigi sanattir.
bu saflastirmanin kanununu da.Amentü olduguna göre.....
Nefisleri aritma sanatina olan katkilarindan dolayi sair dostum Salih Kozani
Saygilarimla ve en derin muhabbetimle kutluyorum
DEĞERLİ GÖNÜL DOSTU SALİH BEYİN YAZMIŞ OLDUĞU...HECE VEZNİ ŞİİRİ OKUMAK BİR BAŞKA HAZ DEĞİLMİ...BİRDE KONU İTİBARI İLE MÜKEMMEL ANLAM TAŞIYORSA İŞTE O ZAMAN OKUMAYA DOYUM OLMUYOR..YÜREĞİNİZE SAĞLIK GÖNÜL DOSTU..İYİKİ VARSINIZ..SAYGILARIMLA
AYRICA DEĞERLİ GÖNÜL DOSTU HİKMET BEY İN YORUMUNUDA D ...