Geçmiş suları çekilmiş bir kıyıdır,
boşluğunu dolduramadığımız aylak günlere;
kırık dökük umutlar, yaralı sözcükler,
ötelenmiş düşler
ve elbette bazı güzel günler,
belleğimize nü poz verir orda.
"Ihlamurun Şifreleri"
ıhlamur kokusunda geldin —
bir hata mesajı gibi, beklenmedik,
sessizlikle dolu bir ağda
DİJİTAL HÜZÜN
(Erkan Güneş'e ithafen)
ben olmayan
bir ben yüklenmiş
sanki Tanrının dosyasına
Bir yüz…
zamanın duvarında asılı.
Gözleri, başka bir mevsimde kalmış.
Boyalar dökülmüş,
ama bakış hâlâ yerinde --
Adını ağzımda unuttum—
bazı heceler,
duvarda bir rüya gibi küfleniyor.
Ve zaman, usulca kırılıyor aramızda.
Kendi sessizliğimi duyamadığım günlerden
geliyorum —
kendi adresini bulamayan sabahlardan.
Bir mendil kaldı,
kenarında sökük bir dua,
rüzgâr değse,
sanki sesi duyulacak.
Bir fincan kaldı,
Bir taş gibi düşmedim ben zamana—
zamanın kendisi kırıldı içimde.
Ne su yüzeye çağırdı beni,
ne rüzgârın belleğinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!