Geçmiş suları çekilmiş bir kıyıdır,
boşluğunu dolduramadığımız aylak günlere;
kırık dökük umutlar, yaralı sözcükler,
ötelenmiş düşler
ve elbette bazı güzel günler,
belleğimize nü poz verir orda.
Ihlamurun Şifreleri
ıhlamur kokusuyla geldin,
yalnızlığıma dokundu gölgen,
içimi genişleten bu koku, bu ten,
mısralarda usulca tuttum ellerinden.
DİJİTAL HÜZÜN
(Erkan Güneş'e ithafen)
ben olmayan
bir ben yüklenmiş
sanki Tanrının dosyasına
Bir yüz…
zamanın duvarında asılı.
Gözleri, başka bir mevsimde kalmış.
Boyalar dökülmüş,
ama bakış hâlâ yerinde --
Adını ağzımda unuttum—
bazı heceler,
duvarda bir rüya gibi küfleniyor.
Ve zaman, usulca kırılıyor aramızda.
Kendi sessizliğimi duyamadığım günlerden geliyorum—
çocukluğumun sokağında kaybolmuş sabahlardan.
Sesim,
sana varmayan bir yankıydı belki;
Akşam, kıyıdan kopmuş bir dalga gibi
şehre sızdı.
Omzuma tuz kokan bir rüzgâr bıraktı.
Yüzü turuncuya çalan bir sırdı;
ufkun dudağında çatlayan güneş
Bir mendil kaldı,
kenarında sökük bir dua,
rüzgâr değse,
sanki sesi duyulacak.
Bir fincan kaldı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!