Kendini vurduğun şehrin sokaklarında
Anıların tazelenecek,hafızanda
Yanacaksın çölde kalmış bir yudum suya hasret bedevi gibi
Kavrulacaksın
Oturduğunuz,dolaştığınız ve sevişip gülüştüğünüz yerlere bakıp
İnce ince kıvranacaksın
Can oğul,canan oğul,geç karşıma otur oğul
Dök içindekileri,iyisiyle,kötüsüyle
Yangınında ben yanayım OĞUL.
Unutma ki ben ANAyım,sen ıraktayken yok zaten diğer yarım
Anlat derdini,kus ateşini,derdine dermanın olayım.
Hani öyle bir an olur ya bazen
Yıkmak, yakmak istersin dünyayı.
Silinsin istersin hafızandan tüm yaşanmışlıkların
İsyan edersin edersin Tanrıya 'NİYE BEN'diye,
Y üreğindeki herşeyi kusmak istersin bir,bir iyisiyle kötüsüyle
Ben,o nem dolu buğulu gözlerini sevdim,
Ben,sen konuşmadan da anladığım,yürek dağlayan sözlerini sevdim,
Ben acılarla,hasretlerle yoğrulmuş,gülümsemelerini sevdim,
Ben sadece,beni başka alemlere götüren ruhunu sevdim,sevdiğim...Seni Değil....................
lık ılık birşeyler akar ya,tam göğsünde,
Dizlerinin bağı çözülür de,taşıyamadığını hissedersin ya ayaklarının,
Gözlerinin bebekleri büyürken sevinçten,utanırda saklarsın ya pembe gözlükleri takarak,
Boğazına düğümlenir ya, söylemek istediklerin dudaklarıdan,
Ellerin sırılsıklam olur ya terden,yüreğin ürkek bir serçe gibi titrerken,
İşte o zaman...
Yıllardır içinde gizli kalmış,küftutmuş,haykırılmayı bekleyen
Yüreğinin sesiyle gel...
İstemiyorsan eğer,kalsın,tek bir söz söyleme,sus,ama
Suskunluğunla gel...
Seni tanıyamayanları,anlamak için çaba sarfetmeyenleri,her defasında da yüreğini acımasızca dağlayan,hoyrat elleri
At da gel...
şimdi sensizliğe uyandığım bu lâcivert gün de,
güneşi doğmayan bu meş’um sabahta
sensiz sensizliğe noktayı koyuyorum
bütün mavilikleri ardımda bırakarak
gidiyorum;
yalansız
suskun bakışlarını, bedenini kaçırmak istiyorsun benden! ...
geride bıraktığın çöl fırtınasından haberin bile yok! ...
kaçışın: çatlamış toprakların serâba dönmüş halidir; bilirmisin? ...
somutluk arıyorsan eğer?
işte yıkıldığım an; en güzel örneğidir.
ancak;
Yüreğine dair işlediğin günahlarını yok saydığında,
Tutku ve öfkelerini,düşlerinin rengine boyadığında,
İçindeki suskun,konuşmaya hasret çocuk uyandığında,
Yalnız gecelerinde,şiirlerindeki hüzünü,dinlerken ağladığın şarkıları bıraktığında,
Fırtınalarda sürüklenmeyip,doğru rotayı bulduğunda,
Yalanın,ihanetin,vefasızlığın olmadığı bir yer aradığında,
Geçen yılların sanki izleri var yüzünde,
Her bir çizgide kimbilir ne anılar yaşıyor.
Yorgun,suskun bakan bir çift göz
Şahit olduğu acıların izlerini taşıyor.
Ama hala gururlu,emin ve kararlı bakıyorlar
Meydan okurmuşcasına dünyaya...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!