Her gece yapayalnız olduğumu zannetme
Odamı, yatağımı senle paylaşıyorum
Seninle sohbet edip, bir kadeh içiyorum
Seninle bütünleşip seni çok seviyorum...
Ezelden âşıkıyız güzel musikimizin
Eşi yok, emsâli yok sizlerin sevginizin
Kulağıma nakşoldu sesleri hepinizin
Koromuz gururumuz, zevki eserinizin.
Seçilen tüm eserler gönül hazinesinden
Bir güvercin kaç gündür penceremde misafir
Pırıl-pırıl tüyleri, rengi firuze-safir
Öylesine neşeli, hür ve mağrur dolaşıp
Nisbet veriyor bana, kıskandırıyor kâfir.
08.10.2005
Gönlümde bir hüzün rüzgârı esti
Kalbimde yeşeren umudu kesti
Belirdi karşımda anlattı bana
Gerçeği yüzüme haykıran sesti.
Bir anda can evim yandı-kül oldu
Ada tenha,
sahil sessiz.
Bir kayanın üzerinde
tek başıma
sudaki yakamozu seyrediyorum.
Ömür boyu benle doluyken özün,
Gözlerimden bir an çıkmazken gözün
Hayatımın sonu olacak sözün
Bakalım ne zaman çıkar ağzından....
Hür ve mağrur
Bir heykel gibi
Çoban.
Ayağında çarığı
Heybesinde azığı
Sırtında kepeneği
Dört mevsim bahar olur,
bana geldiğin zaman.
Yedi renk çiçek açar,
bana güldüğün zaman.
Gecenin sabahı sensin
Her derdin devâsı sensin
Bu ömrün safâsı sensin
Varsa sensin, yoksa sensin.
Çok uzak bir iklimdesin
Sen gittin
Ömür bitti!
Günüm güneşle aydınlanır
Gecem ay ve yıldızlarla donanırdı.
Seninle dört mevsim bahardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!