Gönlüm vurulmuş sana vefasız yar
Söz geçmeyen gönlüme ne diyeyim
Yandı yürek ateş oldu ahu zar
Kalemi elinde name yazarsın
Hayalime ilham satan pazarsın
Kızıl ırmak gibi coşup akarsın
Katlime fermanı yazar sultanım
Bizim o diyardan gelmiştir özün
Havalı gezer kafa dan üşütük
Kaç yaşına gelmiş bune hal sürtük
Her gelene aşık olur körkütük
Etrafına kara pis çalar sürtük
SÜRÜMÜZ BİZİM
Seher vakti cılga yola düzülür
Uykusuz çobanın gözü süzülür
Uzaklardan kaval sesi sezilir
Çıkar yaylalara sürümüz bizim
Rüzgar esiyorsa bırak sert essin
Kayım duramayan söğütdü biçsin
Rüzgar esiyorsa bırak sert essin
Boş konuşan şu cahilin sözüne
Uysam bir bela uymasan bir bela
Parmağımı soksam körün gözüne
Uysam bir bela uymasan bir bela
Kötüden sakındım çektim kendimi
Eridi kalktı gönül dağımın kar boranı
Açıldı türlü çiçek al kızıl gül vaktidir
Gözüme perde oldu sevdanın sis dumanı
Sarılıp sevdiğim yar kavuşmanın vaktidir
Kapkara bulutlar gelir üstüme!
Yazın bile yağar, hep kar başıma
Hayran değil kimseler, kör gözüme...
Bayağca alçağın gözü var, bende!
Damladan sel oldum, coşmaya hazır,
Gülüşüm’de gizli saklıdır acılarım
Duruşumdan bellidir çektiklerim
Siz bakmayın böyle olduğuma
Dilim susar gözlerim anlatır
Yaşadıklarımı kalem yazmaz
Bir güzelin aşkı var kalbim narda
Kırık gönlüm kalmış ah ile zarda
Sevdası gül açtırır viran bağda
Uğrun uğrun yansam yine vazgeçmem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!