Mevsimsiz…
Kaç günlük ömrümüz kaldı,
Hangi şafakta son bulur,
Sigaranın kesif kokusu…
Kaç günlük ömrümüz kaldı,
Hangi şafakta son bulur,
Sigaranın kesif kokusu…
Kaç selamlık dostumuz kaldı,
Hangi yolda sona erer,
Her şeyin bir zamanı vardı
O da geçti
Bahar gibi
Hazan gibi
Öyle ki mevsimsiz gibi...
Mevsim sonbahar,
Ağaçlarda hazan,
Dökülüyor yapraklar...
Mevsim sonbahar,
Maviyi gölgeliyor bulutlar,
Sıcağa hasret topraklar...
Bilmez iki kadeh atıp o havayı solumayan,
Nasıl kesif bir hüzün kokar o meyhanede,
Biraz da pusludur havası,
Nasıl da gürültülüdür hüznün sesi,
Bazen de ıslaktır yanakların bir çoğu,
Dökülür yaprak, yaprak şarkıların her biri,
İnsan kırılır bazen,
Belli etmez,
Yüreğine doldurur bütün kırılmışlıkları,
Ta ki ölünceye kadar,
Toprak bağrına basar
Ve mezar taşı ağlar sessizce...
Ömürsün...
Baharda kar tanesi,
Güzde çiçeksin sen.
Yüreğimde can,
Tenimde nefessin sen...
Ne tütün sarmak ister insan,
Ne de bir bardak çay.
Akşamın kızıllığı alır götürür,
Gecenin ise bitmez sızısı….
Ne iki kelime etmek ister insan,
Adı sanı yok mekânın,
Öyküsü yazılmadı bitişin,
Viraneye çevirdi bir sözün,
Onmaz artık yüreğim…
Tarihi belirsiz yaşamın,
Hazandır sonbahar,
Gönül huzurunu bozar.
Tadı kalmaz ağzınızın,
Çay, çay tadını vermez,
Kahve mi?
Hatır bırakmamak için bahane arar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!