Gece
sen vardın.
Sözlerin bana dönüktü,
gülüşün yakındı.
Bir masa,
iki fincan,
ve hiçbir şeyin imkânsız olmadığı
küçük bir dünya.
Ben orada
ilk defa rahat konuşabildim.
Sonra uyandım.
Işık vardı.
Ama içime düşmedi.
Kahve söyledim.
Türk kahvesi.
Fincanı elime aldım—
parmaklarım tutmadı sanki.
Bir ağırlık vardı,
adı konmamış.
İlk yudumda
dilim geri çekildi.
Acı.
Ama kahvenin değil.
Sonra duydum.
Sen
barışmışsın.
Bir cümle
ama içimde bir yer çöktü.
Duvarlar yaklaştı.
Masanın kenarı kaburgama değdi.
Sanki bulunduğum yer
beni istemiyordu.
Nefes aldım—
yarım kaldı.
Bir daha aldım—
bu sefer içimde bir şey
sızladı.
Sanki hava
fazla sertti bana.
Gözlerimi kapattım.
Gece geri gelmedi.
Sen gelmedin.
Sadece o masa kaldı
ama eksik.
Ben eksik.
Kahve önümde soğurken
içimdeki bir şey
yavaşça sustu.
Ne ağlayabildim
ne kalkabildim.
Sadece oturdum.
Çünkü insan bazen
bir rüyada tamamlanır
ve sabah
kendi eksik hâline
geri bırakılır.
Ben o sabah
yaşadım.
Ama içimde
bir yer
bir daha hiç uyanmadı.
Ramazan ArdaKayıt Tarihi : 5.04.2026 13:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)