Benim diğer yarım da taşır o geceye açılmış
gül yaprakları gibi romantik, düşsel adamı.
Öyle derin bir aşkla bağlıyım ki hayata,
her anım kanatlarını açmış bir sevdadır;
gökyüzüne savrulan kızıl bir kuş gibi.
Kapatıp gözlerimi, beni şefkatli bir ritimle
sarıp sarmalayan müziğe aşığım;
dalga dalga içime akan ay ışığı gibi.
Çevremdeki ruhların gözlerinde okuduğum
o tatlılığa, verdikleri merhamete aşığım;
kışın ortasında açan beyaz bir çiçek gibi.
Aşkın kendisine aşığım; içimde filizlenen
o saf duyguya… kökleri kalbimin
en karanlık toprağına uzanan bir asma gibi.
Çünkü öğrendim ki, önce kendi özümü seversem
gerçekten sevebilirim ancak…
kendi iç denizimde yüzen ayı kucaklarsam,
dışarıdaki yıldızları da tutabilirim.
Ben hayaller kuran bir adamım,
durmaksızın düşleyen;
yarını hep aşkın sıcaklığıyla dokuyan,
ipek bir iplikle örülen altın bir şafak gibi.
Ve hayat yolunda, ömrümün kadınının
elini sımsıkı tutarak yürümeyi özleyen…
iki avucun arasında tutuşan
sonsuz bir ateş gibi.
Budur işte kalbimin en sevgili,
en vazgeçilmez düşü:
göğsümde büyüyen o sessiz bahçe.
Ben romantik ve düşsel bir adamım,
tam da bu yüzden güzel akıyor ömrüm;
bir nehir gibi, ay ışığıyla yıkanarak.
Çünkü hayatımın başköşesinde
o özlediğim, düşlediğim sevgi duruyor;
ve ben, ruhumun en şairane yanıyla,
ona sımsıkı sarılıyorum…
geceyi kucaklayan bir çınar gibi.
Özcan İşler
23 Ağustos 2026 Ankara
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 19:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!