Reşit Akdağ Şiirleri - Şair Reşit Akdağ

Reşit Akdağ

Pusa dönmüş aylı - güneşli günler,
Bir laf var, tıkanmış, kalmış genizde…
Kocaman gemiyken atlas denizde,
Görmek ne acı! Ölmekte al güller!
Zonkluyor kafam… düşünüyorum…

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Bir yağmursun gözümde sen,
Öyle saf, öyle berrak, öyle serin!
Hani sonbaharda gözyaşıdır göklerin!
Sevinçler kadar engin ve hüzünler kadar derin!
Bir yağmursun gözümde sen…

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Geçtiler niceleri, niceleri geçtiler…
Ölüm seçti niceleri, niceleri seçtiler…
Kimi hepti, kimi vasat, kimileri hiçtiler…
Sonunda sıra olup dizi dizi geçtiler,
Ölüm denen hakikatten birer birer içtiler…
Birer birer içtiler,

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Uzanış/Tepede bir yere…
Dağılış/Her yere….
Denemeler sürerken kere kere,
Kopup düşmeler, savrulmalar…
Başka mekanlarda hayal meyal
Yaşanılan şeyler de var…

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Farklı çalıyor o bildik enstrüman;
Ses farklı, melodi yabancı, sözler tanıdık değil....
Belki yalan da hem, hem de anlaşılmaz bir beste!
Ne gam! ! !
Bırak olsun....

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Sıkılıyor boğazı kelimelerin,
Harf olsun çıkamıyor boşluğa…
Böyle değildim ben! Ben konuşan adam,
Konuşkan adam ben, ben durmaksızın, koşarcasına,
Susarcasına, coşarcasına,
Koca bir dünyayı kafatasına

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Kocaman adam oldum, oldum değil mi ana?
Küçücük çocuğum, gözünde küçüğüm ama!
Mevsimler hazan oldu, vakit erdi akşama,
Kimin başı yükselmiş anasından göğe hey?
Kimin gönlü yaslanmış ondan öte dağa hey?

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Nereden bileceksin parlak gözlerinde yaşattıklarımı?
Yaralı, ufacık ve ıslak bir serçe yavrusunun,
Kısık kesik seslenişindeki iç titreten ürkeklik
Ve titreyen iç nedir...bilirim...

Sen -ama- nereden bileceksin...

Devamını Oku
Reşit Akdağ

Dakikalar damlıyordu saatlerden,
Kan gibi, kırmızı, koyu, sıcak…
Zaman, eğreti fırça darbesi gibiydi,
Tuvalde belli belirsiz, azıcık etki işte!
Üstüne sünger çekseniz belirecek o zaman!
Beyazsa süngerdeki renk, ben kirliyim diyecek…

Devamını Oku
Reşit Akdağ

1
Halk denen beşeri durup tarasan
Hak bilen yoktur ki işe yarasan
Dost diye çağırsan, hatta arasan
Öteden talanın dumanı gelir

Devamını Oku