Var oluşun anlamını sorgulayan
bir metafizik sohbetini kesip,
adını söyledim kalabalığa.
Anlam veremediler
sana kainattaki en sıkı düğümle bağlılığıma.
Sorun etmedim.
Her şeyde anlam arayan bu insan yığını
ne anlayacaktı;
senin saçın yüzüne,
bir günde kaç kez düşerse
benim o kadar şarkı ezberlediğimi.
Zaten pek güvenim kalmadı bir şeye,
Plüton gezegenlikten istifa ettiğinden beri.
Seni tanımadan evvel
bu dünyanın en korkak çocuğu olan kalbimin,
devasa heykelleri var
şiir merkezine iki kilometre ötede.
Dünyanın düz olduğuna inananlarla,
otuz iki yokuş çıktım inadına.
Ve güzelim bunca çirkinliğin çağında;
Bir sen mavisin ruhumda,
sadece ellerin gün batımı.
Bu hastalıklar çağında,
sensin içimin şifası.
Gökkuşağında ruhumu sorguladım.
Sen kadar turuncu, sen kadar yeşil.
Bugün kırk dört şiir yazmışım.
İnan, beni sevesin diye değil.
Kayıt Tarihi : 13.04.2026 14:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!