Sonra sen bir gülüyorsun,
bütün evler ısınıyor içimde.
Hiç kimse üşümüyor,
aylardan Şubat olsa bile.
Festival yasakları kalkıyor,
ellerim saçında gezince.
Sen;
balonları göğe kaçmış bir çocuğun,
en sevdiği renksin.
Sen;
dünleri elinden alınmış bir adamın,
yarından beklentisisin.
Bilmiyorum ki ne olup bittiğini.
Serin sular mı serpildi yüreğine,
ya da her şeyden habersiz
kendi derdinde bir dağ mısın yine?
Yüreğimde çivisiz
asılı durur resmin.
Sen rahat et diye
ben her şeyden geçtim.
Yazıklar olmasın.
Yumruk kadar kalpten,
bir araba dayak yedim.
Daha da tövbeliyim.
Gövdemden büyük seversem birini;
Kırsınlar bütün kemiklerimi.
Ömrüm kıyısında şimdi,
görkemli bir çürümenin.
Ne ben bu derdi atabilirim,
ne de denizler o kadar derin.
Küfreder gibi merhamet eden
adamlardan olamadım hiç.
Çok kez bıraktım kalbimi,
bana acımayan şiirlerin köprücük kemiklerinde.
Belki defalarca kustum çocuk yanımı,
sevişmediğim gecelerin çeyreğinde.
Şehirler geziyorum seninle.
Bazen kulağımdasın,
serzenişiyle bir şarkının.
Bazen başımı yasladığım,
soğuk camın ardındasın.
Uzağımda değilsin ama, uzanamam da sana. Kavuşamamak, ne sonsuz boşlukmuş.
Yavrum sen beni değil
Ezberimi yordun
Zaten daha gelmeden
Gideceğimi biliyordun
Sevgilim;
Sana şu an, artık hayattaki tek derdi
acısız ölmek olan birinin solunum cihazından
farksız bir kifayetsizlikte yazıyorum.
Aldığım her nefes ciğerlerime nikotinsiz girmezken,
sen içimde kilometrelerce ormanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!