Allah, Adem (a.s) yarattı kendi eliyle ve ona nefis verdi. Sonra, Havva yaratıldı ve cennetten yeryüzüne geldiler ayrı ayrı, bir birlerine hasret onca yıl. Yeryüzü onlara kucak açtı ama hasretleri süresince meyve vermedi sevgileri. Biri diğerine gerekti ta ki, affedilip bir araya gelinceye dek. Kadın sevgiydi,sabırdı,cefakardı,şefkatti,emekti, kadın ana, üretken, toprak gibi. Ve insan oğlu hızla çoğaldı. Kadın hep erkeğinin yanında ona destek, ona ve çocuklarına sevgisini vererek beşeri ayakta tuttu, ama kadın hiçbir zaman hak ettiği değeri bulamadı. Dün, bugün, yarın hep aynı şeyleri duyuyoruz, itilen, kakılan, öldürülen kadın, suçlanan kadın. Oysa kadın düşerse, beşer şaşar. Kadına sahip çıkmak, ona hakkı olanı vermek, maddi, manevi ihtiyaçlarını ona sunmak gerek.
8 MART Kadınlar günü, tüm kadınlarımıza hayırlı olsun. Ama kadınlarımızın, adı olsun. Erkeğin elinin kiri,kurşunlarının izi değil. ANKARA da bir anne ve çocukları başlarına kurşun sıkılarak öldürülmüş ve oto yol kenarına bırakılmış, İSTANBUL da bir genç kız paramparça edilerek çöpe atılmış, kimbilir kaç şehirde, kaç ülkede kadın akıl almaz acılara sürüklenmekte,
yada ölüme terkedilmekte. Onlarda kadındı ama adları yoktu işte.
Artık kadının bir adı olsun.
6.3.2009 İST
Kar yağdı durmadan.
Sonra durdu bir an.
Gel dedi, bana babam,
Yapalım kardan adam.
Gövdesi oldu kocaman.
Şapkası hasırdan.
Çökmüş beden zamana yenik
topsesleri vurgunu kulak delik
Ruhu içe çoktan dönük
Zihin yorgun, boyun bükük
Bakışları fersiz sönük
Bir zaman çakı gibi askerdi
Aşkı fısıldar sana, Marmara.
Sokulurda, usul, usul
Mavi dalgalarıyla.
Tüm gizemi ile, İstinye.
Yeşil gözleri ile seyrindedir,
Çamlıca, Tarabya.
Buğday başağı gibisin
Mavi göz ak ten, perisin
Sevgi dolu can, meleksin
Can arkadaşım, dost sensin
Verandada oturuyorum,
Her yerde, sarı tozlar.
Havada, mistik bir koku.
Girne’de bahar.
Top, top sarı çiçekler.
Salkım söğüt edasında,
Kozanı mı deldin uç uç kelebeğim
Bahara mı erdin nazlı çiçeğim
Hayallerimi süsleyeceksin bebeğim
Dört mevsimin tadında geçsin
Umutlarımın sembolü olan güzelim
Uzun uzun baktı şişe dipli gözlüklerinin ardında dar sessiz sokağa. Çizgili pijamalarının içinde iskelet gibiydi. Sırtı hafiften kamburdu. Başındaki beyaz takkesi griye çalmıştı. Cılız ayakları terlikte adeta kayboluyordu. Başını mutfaktan yana çevirdi, yavaşça.
Memnune çorbamı ıstın mı?
Getiriyorum diye ses geldi
Sonra yavaşca kapı açıldı
Önündeki sehpaya baktı
Buğusu çıkıyordu çorbanın
Kara bulut, kara bulut
Karlar üstünde yoktur umut
Ne halı gördük, ne kilim
Hasırlar üstünde de mutluyduk
Yazımız yaz, kışımız kış
Öğünümüz belliydi, aramız bir karış
Yine Eylülün üçüncü haftası,
Başladı, ilköğretim haftası.
Sevgili okulum,
Bir yaş daha büyüdük.
Yeni bilgiler almak için,
Özlemle sana yürüdük.




-
Eşref Trak
-
Mehmet Küçükkarahan
-
Nevzat Bilgiç
Tüm Yorumlariyi geceler. yorumunuz için teşekkür ederi. sizlerle şiir paylaşmak güzel bir duygu.
saygılarımla
eşref trak
kaleminize ve yüreğinize sağlık....
Değerli Şaire iyi geceler! ...
Artık Sakarya 'da değil, Edirne ' deyim.
Evinize esenlikler dilerim.
Saygılarla.