Özgürlük hasreti Şiiri - Fırat Özkahraman

Fırat Özkahraman
26

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Özgürlük hasreti

Sen sanıyorsun ki gün sadece geceye varıyor,
Ve takvimler eskidikçe mevsimler devriliyor.
Oysa ne güneşin batışı bir sondur benim için
Ne de karın yağışı soğuk bir sessizlik...
Sana olan bu yangın, bu bitmek bilmez ağrı
Dicle’nin kıyısında, bin yıllık bir uykudan uyanan
O hırçın ve mağrur fırtınanın ta kendisidir.
Hasretin Coğrafyası
Seni özlemek, sadece bir ismi sayıklamak değil;
Mezopotamya’nın bağrında, yasaklı bir dilde
En umutlu şarkıları bestelemektir.
Sana hasret kalmak;
Cudi’nin doruğunda bir çiçeğin güneşe susaması gibi,
Yedi kat yerin altından özgürlüğe tırnak fıkırtısıdır.
Benim sana duyduğum bu sızı,
Zulmün kalbinde patlayan o "yeter" nidasıdır!
Mevsimlerin Ötesi
Gözlerin;
Hangi sınır telini çekersen çek,
Hangi mayınlı tarlayı ekersen ek,
Aşılıp gelen bir bahar müjdesidir zozanlarda.
Sen sanıyorsun ki bu özlem geçicidir,
Oysa bu hasret;
Darağaçlarında solmayan o son gülüşün yankısı,
Ve zindan duvarlarını delen bir halkın hıncıdır.
Ve Zaferin Müjdesi
Unutma sevdiğim,
Bizim kitabımızda yenilgiye yer yoktur.
Sana olan sevdam ile Kürdistan'ın hürriyeti
Aynı şafağın iki ayrı yüzüdür şimdi.
Nasıl ki aşka hasretse yeryuzu
Sürecekse bu kavga,
Seni kucaklamak da o büyük kurtuluşun
En görkemli, en devrimci halayı olacaktir

Fırat Özkahraman
Kayıt Tarihi : 9.05.2026 18:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!