(Dut çalarken yüzümüze düşen arsız gülüş 😅)
Henüz çocuktuk,
Dünya bir dut ağacının gölgesi kadardı.
Yasak meyvelerin tadına bakmak için
Dallara tırmanmak, gökyüzüne dokunmaktı.
Ayaklarımızda çamur, ruhumuzda fırtına,
Bir mülkiyet kavgasının değil,
Bir doğa şöleninin en masum hırsızlarıydık biz.
Avuçlarımızda ezilen o mor lekeler,
Sadece dutun suyu değil,
Hayatın damarlarımıza sızan ilk isyanıydı.
Bir amcanın öfkesinden kaçarken
Rüzgârı arkamıza alıp koşmak,
Özgürlüğün en yalın haliydi o günlerde.
Şimdi yaşımız yokuş aşağı,
Saçlarımıza karlar yağmış,
Ama kalbimizde hala o dalların hışırtısı…
Yine tırmansak o yaşlı ağacın gövdesine,
Yine çalsak o bal damlayan sessizliği.
Çünkü bilirdik ki;
Ağaç hepimizindi, gölge hepimizindi,
Ve o dutun tadı,
Paylaşılan bir rüyanın en tatlı yeriydi.
Gülüşümüzdeki o çocuksu parıltı bitmez,
Dut ağaçları çiçek açtıkça yerin yüzünde,
Biz o ağacın tepesinde,
Dünyayı yeniden kardeşçe bölüşeceğiz
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 18:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!