Düşünsenize;
O bize tenezzül etmiş,yaratmış...Bizi yaratmakla kalmamış..Hergün mikrodan makroya, zerreden kürreye tüm varlıkların ne yiyeceğini ne içeceğini, nasıl iyileşeceğini düşünüyor...Hepimizin yüzlerce eklemine hareket kabiliyeti veriyor..Hergün uyutarak öldürüyor, uyandırarak diriltiyor..Yetmiyormuş gibi birde kimi seveceğimizi, kiminle evleneceğimizi bildiği için, saniyenin binde birini bile hesap ederek, bizleri buluşturmak ve tanıştırmak için vesileler hazırlıyor..senaryolar hazırlıyor...
Yetmiyor; her gün her an her saniye hangimizin daha güzel işler çıkaracağını seyrediyor hakkımızda kararlar veriyor, yüceltiyor veya cezalandırıyor...
Ah canım benim, BİZİM GİBİ YARAMAZ KULLARA TENEZZÜL EDİYOR YAAA..Sabrediyor..Seviyor...Hepimizi seviyor...
Kendisini bize sevdirmek için daha ne yapsın.
Dört duvarın yok..
Kapın yok, bacan yok..
Ama evimsin işte...
Allah bazen birini kalbine koyar..dualarına koyar...Rüyalarına koyar...Ama hayatına koymaz...
Bazı sevgiler imtihandır..
Kar inmiş dağların eteklerine...
Bal düşmüş arıların peteklerine..
Herkes yatmış sıcacık yataklarına..
Ben uyumadım.. bekliyorum..
Gelirsin diye..
Çalışmayan kadın için Türkçede;
"ev hanımı.."
İngilizcede;
"house wife.." (ev kadını)
Arapçada; "Rabbü'l-beyt" (رب البيت) ifadesi kullanılır...Anlamı ise; "evin Rabbi", "evin sahibi", "Evin kraliçesi", "ailenin reisi" dir...
Dillerdeki incelik, toplumsal duyarlılığın yansımasıdır.. efendimiz kendi temizliğini kendi yapar, kendi dikişini kendi Diker, gelen misafirlerine kendi elleriyle hizmet ederdi..
sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam..
memleket gibi esir ve yoksuldur odam...
İnsan anladığı ve anlaşıldığı ile çiçek açar...
Ey Gönül!
Muhammed suresi 7.ayet;
" Ey iman edenler! Allah’ın dinine yardım ederseniz,O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır..."
Pekiiii....Ne Allah’ın...ne de gönderdiği dinin bize ihtiyacı varmı...?
yok.... Öyleyse nedir bu ayetteki gizli sır...? "NİYET"....
Bizi Kurtuluşa erdirecek olan şey niyetlerimizdir...Allah bizi niyetlerimizle imtihan etmektedir..Biz Allah'ın dinine yardım etmeye niyet ettiğimiz...Ve bu uğurda yola çıktığımız vakit, safımızı belli etmiş oluyoruz...Diğerlerinden farkımızı ortaya koyuyoruz.. Allah'ta hem dünyayı hem ahreti hizmetimize veriyor.. Ummadığımız anlarda, Ummadığımız yardımlar imdadımıza yetişiyor....Allah'la iş birliği ne hoştur görebilene....Ne mutlu onun için verebilene..onun için sevebilene..onun için vazgeçebilene..onun için savaşıp,onun için ölebilene...
Farzetki ben gittim..
ne yaparsın..?
Ben ki senin testin, bir kırılırsam..?
İçtiğin suyum hem, ya bozulursam..?
ben senin esvabın, işin, meşgalen...
Bensiz anlamını yitirirsin sen...
Fırtınaların amacı, her zaman kırıp dökmek değildir..Bazende çürük yapıları uçurmak, çeri çöpü denize süpürmek...Değişimi hızlandırmaktır...
Yaşadığımız bu fırtınadan çıktığımızda, hiçbirimiz fırtınadan önceki aynı kişi olmayacağız..Bilinçlerimiz bir perde daha hakka yükselecek..
Bu yüzden ben derimki,, gençlerden ümitsiz olmayın..Allahın kudreti, saniyenin binde biri kadar bir vakitte, yeryüzündeki tüm kalpleri değiştirmeye..idrakları açmaya muktedirdir...Ümit var olun..Yarınlar bizimdir...
Fitne ve fesat..Dedikodu ve gıybet...zan ve iftira .Kıskançlık ve kibir boş insanların işi...
"Kitabına eğilmiş çocuk, aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgâhtaki sanatkâr fenalık düşünmeye vakit bulamaz."
Demiş Hoca Ahmed Yesevî...
Ne vurulanda gam..
Ne tedavi edende tasa...
Orası er meydanıydı...
Korkmamaktı tek yasa...
Ne acı hissedilmişti..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!