Ben ki; yeni çağın acemisi, eski çağın hamalıyım
Ne ser üstündeki şapka, ne ayaklar altındaki halıyım
Ölüm,henüz hayattayken "Ben" putunu ortadan kaldıramayanlar için vardır...Asıl ölüm,eski bilinçten ölmektir...Doğum ise anne rahminden dünyaya düşmek değildir..Eski bilinç mertebesinden ölüp, yeni bir bilince doğmaktır...Ben'lik duygusu şirktir..Ben'lik ortadan kalktığında..Yani kişi ölmeden önce öldüğünde, geriye sadece Ruh kalır...Ruh ise ölümsüzdür..Ruhun ölümsüz olduğunu bilenler, ölümden korkmazlar...Çünkü, henüz hayattayken öldürmeleri gereken Ben duygusunu öldürüp, şirki ortadan kaldırmışlardır... İnsan sahip olduğu şeyi kaybetmekten korkar..." Ben" duygusuna sahip olanlar, kendilerini bedenden ibaret zannederler... Ortaya koydukları her şeyi, sahip oldukları bedenin yaptığını zannederler... Bu yüzden bedenlerini kaybetmekten korkarlar... Oysa ki beden elbisedir..onu harekete geçiren ruhtur...ve bunu sadece beden elbiselerinden soyunup, onu Allaha ve onun yarattıklarına bağışlayanlar anlayabilir .. bu insanlar sahip oldukları elbiseyi bağışladıkları için, artık ben diye bir şeye sahip değildirler... Bu yüzden de bedenlerini kaybetmekten korkmazlar... Çünkü yapanın yaptıranın edenin ettirenin... Sevenin sevdirenin... Onlardan hareket edenin Allah olduğunu bilirler... İşte tam tevhid hali budur... Allah'ın varlığına ve birliğine gerçek şehadet hali budur..
Aç kapıyı n'olur, uzaktan geldim..!
Geçtimde bin bir türlü tuzaktan geldim..
Yolları karıştırdım, kaybettim BEN'i..
Kimsenin girmediği bir sokaktan geldim..
Sabahı olmayan gecelerden sıyrıldım geldim..
Ervâhı ezelde, lehvi kalemle nasibine yazıldıysa eğer, sen ona kavuşasın diye alt üst olur tüm dengeler ...
Sen dert geldi sanırsın...
"Eyvah" dersin...
Gelen nasibindir, bilemezsin.
Bazen ona bişeyler yazarsın..
Yazar silersin.. Yazar silersin..
O hiçbirini okumamış olur; ama sen hepsini söylemiş olursun...
Bilmesede olur..
Bilmek istemesede olur...
Yok saysada olur..
Bir şiirin, senin olabilmesi için seni düşünerek yazılmış olması gerekir..Sana yazılmış olması gerekir..
Sen bilmesende..
Bu yüzdendirki; Şairlerin kendilerine ait şiirleri olmaz..Şairlerin yazdıkları başkalarına aittir..
Yazılan kişiler, kaç tane şiiri olduğunu bilmese de...
Öyle işte.
Bir alim şöyle der;
"Eğer bir tükürme hakkım olsaydı; zalime değil... zalimin zulmünü seyredenlerin yüzüne tükürürdüm"
Bir bahar daha geçti ömrümüzden..
Tutamadan bir gelinciği narin boynundan..
Basmadan ayaklarımız yere ..
Göremeden bir tohumun toprağı yardığını.
Düşler kurduk hayalden bahçelerde...
Uzanıp şöyle taze çimenlere..
Bir bardak suyun içine bir kaşık tuz atıp katıştırırsanız, suyun tadı bozulur..Yapısı bozulur..içemezsiniz ..
Bir bardak suyun içine bir kaşık toprak atıp karıştırırsanız, su kirlenir... Rengi kokusu ve tadı değişir...içemezsiniz...
Aynı miktarda tuzu veya toprağı bir gölün içine atıp..Rengine,kokusuna tadına baktığınızda..Gölün,temizliğinden kokusundan veya tadından birşey kaybetmediğini görürsünüz..
Neden ..
-Büyüklüğünden..Derinliğinden.. Akarı olduğundan...
İşte insanoğluda böyledir...İnsanda imani derinlik,insani genişlik...ve bilgeliğinde akarlık yoksa...Bu insan değişime ve gelişime kapalıysa, ufak bir dokunuş hayatını mahfeder...Ayağını kaydırır..Şirazesini bozar...Dengesini ve psikolojisini bozar..İnsanı isyan seviyesine getirir..
Bir ben var benden öte,
Senden gelir sana gider...
Beni bana ite ite,
Senden gelir bana gider...
Garip gönlüm taa ezelden,
Seni bilir, seni sever..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!