Yüze güler bahçelerin bağların,
Miski amber kokar güllerin Urfa,
Sembolüsün asırların çağların,
Atmış tüm cihana kolların Urfa.
Âşıkların söyler sesi gür çıkar,
Allah seda vermiş sesi güzele,
Der güz gelir bağlar döner gazele,
Söz uzanır gider isem ezele,
Meşakkatli geçmiş yılların Urfa.
Eyüp mağarası kutsal bir yerin,
Uzanır Urfa düzü,
Âşıklar çalar sazı,
Urfa da bir güzel var,
Güle benziyor yüzü.
Urfa içinde güller,
Vermişler yarı yaşında,
Gelin,gelin şaşkın gelin.
Sevdası gitmez başında,
Gelin,gelin şaşkın gelin.
Sevdiğine vermemişler,
Otuzunda düşkün gelin,
Gönlünü bağlayıp boşa yorulma,
Sılada yolumu bekleyenim var,
Kalamam burada küsüp darılma,
Sılada yolumu bekleyenim var.
Bülbül gibi şakırdıyor dillerin,
Anıları hayal eder dururum,
Sen gidince yalnız kaldım kendimle.
Bazı bazı ben kendime sorarım,
Sen gidince yalnız kaldım kendimle.
Keşke yakınlarda olsaydın bize,
Gönlüm dargın olsa bile,
Unuturum seni güzel,
Bir zaman çeksem de çile,
Unuturum seni güzel.
Yüreğim coşup çağlasa,
Bir seher vaktinde tanıdım sizi,
Sözlerin gönlüme huzur veriyor.
Güz ayları yakın bitirdik yazı,
Fidanlar sessizce selam duruyor.
Kaynaşan bulutlar ağıt yakıyor,
Cefaları biz çekeriz,
Siz sefalar sürün beyler,
Alışkınız ter dökeriz,
Siz sefalar sürün beyler.
Her zaman hizmet ederiz,
İnsanın hamuru ondan,
Lütuf bize toprak ana.
Sonunda kucaklar candan,
Çeker öze toprak ana.
Ondan gelir ekmek aşlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!