HAZRETİ MUHAMMED (SAV)
Mevcudatı yaratan Rabbimin emri ile,
Alemlere rahmetle gönderildin Muhammed.(SAV)
Peygamberlik halkası noktalandı seninle,
Gülistanda solmayan taze güldün Muhammed(SAV).
HERKES KENDİ YÜKÜNÜ SIRTLANACAK
Hiç kimseye güvenme, karlar yağar dünyana,
Herkes kendi yükünü sırtlanacaktır dostum.
Yaptığın yüklenecek ahirette sırtına,
Herkes kendi yükünü sırtlanacaktır dostum.
HİCRET 2
Fikrini ve zikrini bir noktada toplayıp,
Hakikate gönlünü her an açmaktır HİCRET.
Dünyevi zevklerini, masivayı dışlayıp,
HİCRETİM SANADIR
Günah deryasına düştüm boğuldum.
Hicretim sanadır Ya Resülallah.
Aşk dehlizlerinden bir bir kovuldum.
Hicretim sanadır Ya Resülallah.
HİCR SURESİ
Mushaf tertibine göre 15, iniş sırasına göre 54. suredir.
Yusuf suresinden sonra, En‘am suresinden önce Mekke döneminde, müşriklerin Hz. Peygamber’e ve Müslümanlara yaptıkları baskıların şiddetlendiği yıllarda nazil olmuştur
99 ayettir. İsmini 80. ayette geçen Hicr kelimesinden alır. Hicr, Hz. Salih’in peygamber olarak gönderildiği Semud kavminin yaşadığı bölgenin adıdır.
Muhtemelen korunaklı bir bölge olması sebebiyle bu adı almış olabilir. Yalnız kelimenin Arapça aslında mâni olmak, mahrum etmek gibi manaların olması, surenin ciddi bir ikaz taşıdığını da göstermektedir.
Surenin ilk konusu Kur’an, vahiy ve peygamberliktir. Daha sonra insanın beden ve ruh varlığının yaratılış süreci ile İblis’in Allah’tan gelen secde buyruğuna uymaması anlatılır. İyilerin uhrevî mükâfatları, Allah’ın rahmetinin genişliği; Hz. İbrahim ve Lût ile Eyke halkı ve Hicr halkıyla ilgili kısa bilgiler, Hz. Peygamber’e ve müminlere verilen müjdeler, inkârcılara yapılan uyarılar surenin belli başlı konularıdır.
HİRA
Çorak arazileri heybetli duruşuyla,
Onbeşbin tepesinden Nur Dağındadır Hira.
İnsana korku veren haşmetli duruşuyla,
Mekke-i Mükerrem’in bucağındadır Hira.
HOŞ GÖRÜLÜ OLUNUZ
(Safet Kızmaz Kardeşime)
Nefis en büyük düşman kuyumuzu kazıyor,
Gözü doymuyor arsız azıttıkça azıyor,
İnsanoğlu dünyanın dengesini bozuyor,
HUCURAT SURESİ
40. Sure, adını odalar, sıra odalar adına gelir. Son zamanlara yani hicretin 9, yılına denk düşer. Dinin ikmal edildiği bir zamanda indirilmiştir. Ahlak ve edep konularını inceler.
1. Ey iman iddiasında bulunanlar, iman ettiğinizin ispatı için şöyle yapın. Allah’ın size olan ilgisini boşa çıkarmayın. İlahi güveni zedelemeyin. Kendinizi Allah’tan daha çok önemseyin. Sizin ne dediğiniz önemli değil, Allah’ın ne dediği önemli. İkincisi kendi düşüncenizi ve görüşünüzü Allah ve Resulünün önüne koymayın, şayet koyarsanız haddi aşmış olursunuz. Bir konuda fikir ve düşünce beyan ederken Allah ne buyuruyor diye onun emrini öne çıkarmak gerekiyor. Her şeyi bilenin görüşü, sınırlı olandan tabi ki öndedir.
2. Birinci ayete bağlı olarak, kendi görüşünü, Resulullah’ın sesinin, görüşünün üzerine geçmesin. Sizin de sesiniz çıksın, hiç çıkmasın değil. Ancak haddimizi de bilmek gerek.
3. Takva ile sınamak. Allah’ın sınavı geçireceğine işaret eder. Sınavı geçmek için kopya çekmeye müsaade ederseniz bu hakkaniyetli olmaz. Soruları siz yazarsanız bu da adaletli olmaz. Önce bilgi yollarını açıyor. Bilgiyi akıl ile donatıp ondan sonra imtihana başlıyor. Başta peygamberler, sadıklar, Salihler hep büyük imtihana tabi tutuldular.
HUDEYBİYE
Hasretini sır gibi yüreğinde saklarken,
Bir gece rüyasında görür memleketini.
Hakka iltica edip Hac emrini beklerken,
Rabbim Mekke’ye doğru yayar bereketini.
HUD SURESİ
Mushafımızdaki sıralamaya göre 11, nüzul sıralamasına göre 52, suresi olup ayet sayısı 123 tür. Mekke’de nazil olmuştur.
Yunus suresinden sonra, Yusuf suresinden önce Mekke döneminin son bir yılı içinde nazil olmuştur.
Surede beş defa Hud ismi geçtiği, özellikle 50-60. ayetlerde Arabistan halkından Ad kavmine gönderilmiş bir peygamber olan Hud Aleyhisselamın hayatından ve putperest kavmine karşı verdiği mücadeleden bahsedildiği için bu isim verilmiştir.
Yunus suresi “vasbir hatta yahkümAllah” Allah hükmünü verinceye kadar sabret. Ayeti ile son buluyordu. “ve HUve hayrul hakimiyn” Çünkü O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. Adeta Hud suresi, Yunus suresinin bittiği yerden başlarcasına Allah’ın geçmişte vahye karşı gelen, vahye direnen, ilahi mesaja karşı kendisini kapatan, Vahyi tebliğe memur olan peygambere karşı gelen toplumlar için ne hükmettiğini gösterircesine bu surede Nuh peygamberin kavminin, Hud peygamberin, Salih peygamberin, Lut peygamberin, Şuayp peygamberin ve Musa peygamberin gönderildiği toplumların vahye karşı gelince nasıl bir cezaya çarptırıldıklarını açıkça gözler önüne sermekte.
Gazaba uğrayanlar arasında bu surede çok ilginç bir biçimde peygamber yakınları da anlatılmakta. Nuh kıssası anlatılırken Hz. Nuh’un oğluna özel bir vurgu yapılmakta, davetinden kaçan, vahyi kabul etmeyen oğluna, asi oğluna. Ve yine bu surede Lut kıssası anlatılırken Hz. Lut’un eşine özel bir vurgu yapılır ve inkarcı eş müminlerden ayrılarak ibret-i alem olmak üzere Kur’an ın muhataplarına takdim edilir.




-
İdris Akmetin
-
Ümit Özger
Tüm YorumlarYığın yığın olsa da,dağlar kadar günahım,
Senin şanındandır af,affet bizi Allah’ım.
Yüreğiniz dert görmesin.Dualarınız kabul olsun.
Neredeyse bir yıl olacak siz benim bir şiirime lutfedip görüş bildireli. Utanarak itiraf ediyorum ki şiirlerinizi okumaya bugün başladım. Antolojiye eskisi kadar sık uğrayamıyorum. Okuduğum iki şiiriniz diğerlerinin de çok güzel olduğunun habercisi. Allah nasip ederse hepsini okuyacağım. Selamlar...