Arabesk sözlere gerek yok artık,
Rıhtımda bir akşamı çalıyordu gözleri,
Sonra o elem veren edasıyla seslendi.
En koyusundan bir çay getir.
Çayın en koyusu gibi gözleri,
Niye diye cümlelerle başladım,
Niye yaprak döktün ömrüm.
Hep orada kanayıp kalsaydın,
Giderken döktüğün yaşlar gibi,
Bugün de kanattın bugün de.
Adım Baseme
Sana bunları Burj El Barajneh,
Mülteci kampından yazıyorum Meleni
Yazarken düşen her gözyaşım,
O amansız yaranın içinde kanarım işte,
Geceden yorgun geceden düştüm dara.
Kapandı mı sandın kanayan eski yara,
Sen benden gittiğinde bitmiştim zaten.
Bir sonbahar rüyası gibi gözlerinde kaybolmak,
En koyu günahlardan aşk'ın ile arınmak
Rıhtımlar bir sevdayı yazar utanarak,
Hangi dilde yazılır gözlerinin mavisi.
Sen hayaller kurdurdun sarayda bir köleye,
Seni bir annenin yüreğinden alıp gitmiyor zaman.
O sancılı doğumlar kokluyor yüreğinden
Meliyordu kuzular,
Ve Kelebekler kanat çarpmıştı nefesine
Onursuzca sevmenin
Bedeliydi o zindanlar
Elemli günlerim geçti gözümden.
Her bahar yolunu bekleyen bendim
Dulup gözlerimin pınarlarına
Ömrümden alıp'ta gideni sendin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!