Fetihten'de üstündür müminin kalbi,
Gönlü nur olan yanmaz ebedi.
Gözünü ırmak gibi akıtsan denizlere,
Ömürler yetmez sevmeye
O kutlu Nebi.
Ben o beklediğin sahil değilim,
Geceler ismini çoktan sildiler.
Bir garip ben kaldım o satırlarda,
Heceler ismimi çoktan sildiler.
Üstünde bir gönül yarası taşır,
Üstünde tepinip günahlarımın,
Aldığım nefese ar dersin sende.
Sen yaşamak dersin solan ömrüme,
Birde edep derde ezer geçersin.
Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?
Her ayrılık bir gurbettir gidene
Yanarsın ananın gözyaşlarına
O kapı araları o boş duvarlar
Çekersin Yüreğin'in köşelerine
Mezatta süslenmiş bir eser,
Öyle güzel öyle alımlı
Dokunmak bir yere öyle de kırılgan
Yılların eskitemediği aynadaki yüzü,
Satılıp beş kuruşa onursuzca.
Bana senin adınla gelen aşkı neyleyim,
Zulmün içinde her gün ağladı gülüşlerim.
Bir hayatın içinde ben acıyı oynadım
Öyleydi sahnelerde figüran gülüşlerim.
Mallorca limanın da sıradan bir gün
Gemiler son yolcusunu bekliyor
Rota doğu Beyrut Saloman beş gemisi
O yolcular arasında genç bir çocuk
Umuda yolculuk
Körpe Yüreğinin değeri ne kadar ederdi
Arabesk sözlere gerek yok artık,
Rıhtımda bir akşamı çalıyordu gözleri,
Sonra o elem veren edasıyla seslendi.
En koyusundan bir çay getir.
Çayın en koyusu gibi gözleri,
Niye diye cümlelerle başladım,
Niye yaprak döktün ömrüm.
Hep orada kanayıp kalsaydın,
Giderken döktüğün yaşlar gibi,
Bugün de kanattın bugün de.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!