Dünyanın en iyi dilbilimcisi olarak gösterilen, 42 dil bilen Belçikalı dilbilimci JOHAN VANDEWALLE;
“Türkçenin en hayran olduğum yanı yapısı. Matematik dil yapısı beni büyülüyor. Satranç gibi, kuralları az ve istisnasız, ama imkânları sınırsız.
Halbuki Batı dillerinde kuralların uygulanabilirliğinin her zaman bir sınırı vardır.”
Metafizik konusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de Mu güneş uygarlığı ile ilgili çalışmalarına konu olmuştur.
Nedense Mustafa Kemal Atatürk'ün sonrası bu konuların üzeri kapatılmış yerine negatif kötülüğün organize güçleri her mahallede bir milyoner ve çok partili ve kötülüğe hizmet veren sözde demokrasi adına siyasi partiler bugün üretilen etik ahlak krizine sebep olacak kanlı soygunun aparatı olmayı tercih etmişler.
Oysa biliyoruz ki Endülüs uygarlığı bizim kültürümüze ait kitapları çalarak bilim ve teknolojiyi hileye kurban eden hristiyan batı 1096 yılından bugüne metafizik bilgiler ile dünyayı sömürge etmiştir.
İnsan, insanın ve toplumların bilinçaltını okumakta sınır tanımayan bir yetkinliğe ulaştı.
Psikiyatri veya Psikanalizin gelişmesinde bu anlamda en büyük katkıyı edebiyat ile yapan ilk insan Dostoyevsky olup bu sınırın aşılmasında çığır açmıştır.
Kimilerine göre tehlikeli gibi görünse bile faşizmin üreticisi batı psikiyatri çalışmaları bu anlamda bu tecrübeye rağmen bilimi piyasa aracı yaparak kötüye kullanmayı seçmişlerdir. Bu kaynağın diplomalı uzmanları ne yazık ki hala bu piyasanın kuramları dışına çıkabilmiş değildir.
Kapı orada dışarı diye! Atatürk'ün yaptığı gibi.
Sömürge tepkiyi sömürür ve hemen o tepkinin kılığına girerek seni istiyorum der gibi yönetmeye kalkar.
Onun ahlakı çalmak ve seni kendine esir etmektir.
Gökyüzünde üç yüz yirmi yılda bir olan bir döngü yaşanıyor.
Bu durum her insanın ömrüne denk gelen bir durum değildir.
2012 yılında başlayan kıyamet süreci veya uyanış önümüzde ki yıldan itibaren bilinç tohumu yağdırarak yeni bir bilinç düzeni yeryüzünde hakim kılacak.
Bir Sümer atasözü der ki;
Madem biliyorsun neden öğretmiyorsun? Boşa vakit geçirdin neye yaradı?
Dünyanın enlemleri, boylamları, merkezi değişiyor.
▪️🔘▪️Bir para babasını kaybeden babasını mı kaybeder parasını mı? Babasını kaybeder parasını kaybetmez. Çünkü babaların her hali para eder. Dünya böyle bir yer. Dünya denen yerde oldu baba da maddi bir değer. Varlık ve yokluk kaç para eder? Ona bakmak yeter. Baba para, para baba, olamaz bir türlü tek başına baba yar! Belki de bir harçlıktır baba bir bayram gelir harcanır. Ya da harcamaya karar verirse babayı para diye üç kafadar o zaman mı bayram olur? ▪️🔘▪️
▪️♾️▪️Önder Karaçay▪️♾️▪️
Korkağın kaçışını, cesurun bakışı başlatır
En anlamlı bakışı bir çift göz ıslatır
Gerek yok her sözü beyana
Bir bakış yeter anlayana
Dinleyeni sessizliği olan yığınlar
Dağılmış korolar, her telden çalan sazlar
Yaralı doğmuş sözlerini iyileştirmek isteyenler
Varsa basiret üzerine perde çekilir mi? Siyah bir perde çekmişlerdi.
Sakladıkları neydi?
Tepeden bakıyor, müşteri diye aşağılıyorlardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!